Ana Menü

Turkuaz Seramik, dünya pazarında ilk üçü hedefliyor

Seramik sektörünün önemli oyuncularından biri olan Turkuaz Seramik, seramik sağlık gereçleri pazarına, 300 çeşit ürünü ile 60'tan fazla ülkeye ürünlerini ihraç ediyor.

Dilek FİDAN-KAYSERİ

Seramik sektörünün önemli oyuncularından biri olan Turkuaz Seramik, seramik sağlık gereçleri pazarına, 300 çeşit ürünü ile 60'tan fazla ülkeye ürünlerini ihraç ediyor. Vitrifiye ürünleri, armatür, duş sistemleri, mobilya lavaboları, engelli banyo ürünleri, tamamlayıcı ürünlerin yanı sıra özel yüzey uygulamaları ve özel bağlantı elemanlarını içeren geniş bir ürün yelpazesine sahip olan firma, yılda 3,5 milyon ürün kapasitesine sahip. Türkiye’de en çok FFC lavabo üreten firma olduklarını söyleyen Turkuaz Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Özkaya, “Özellikle Kayseri'nin İncesu ilçesinde bulunan tesisimiz Avrupa’nın tek çatı altında bulunan en büyük FFC lavabo üretim tesisi. Türkiye’deki pazarın ise yüzde 15’ine sahibiz” dedi.

“Turkuaz, Ar-Ge merkezi ile teknolojik ürünlere yoğunlaştı”

Özkaya, Ar-Ge yatırımlarına ağırlık vermeye devam ettiklerini söyledi. Yüksek katma değerli ürünlerin araştırılması ve geliştirilmesi stratejisini benimseyen Turkuaz Seramik’in; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan incelemeler sonucunda Ar-Ge merkezi unvanını ve belgesini almaya hak kazandığını anlatan Özkaya, firmalarının Türkiye’nin 776'ncı, Kayseri’nin ise 9’uncu Ar-Ge merkezi olduğunu ifade etti. Ar-Ge merkezi ile katma değeri yüksek ürünlere yoğunlaştıklarını ifade eden Özkaya, çalışmaları hakkında şunları aktardı:

“Geçen bir senelik süreçte Ar-Ge merkezimizde seramik, polimer, kompozit, geri dönüşüm, makine imalatı ve Endüstri 4.0 uygulamaları gibi yüksek teknoloji seviyeli 10’un üzerinde projeyi başarılı bir şekilde yaptık. Bu projeler uluslararası konferanslarda dört bildiri ile akademik dünya ile paylaşıldı. Ayrıca vitrifiye sektörüne yönelik özgün ürün tasarım ve geliştirme faaliyetleri de yapan Ar-Ge merkezimiz ortaya çıkan yeni tasarımlar için tasarım tescilleri de yapıldı. Bir yıl gibi kısa zamanda yoğun Ar-Ge ve tasarım faaliyetleri içerisine giren merkezimiz çalışmalarının sonucunda ticarileştirmeyi başardığımız özgün tasarımlı ve mat sırlı lavabomuzu Dubai ve Almanya’ya ihraç ettik. Yetkinliğini daha da arttırmak için laboratuvar ve cihaz altyapısını güçlendirme yanında nitelikli araştırmacı istihdam oranını yükselten Ar-Ge merkezimizde, yeni yılla birlikte yeni tasarım ve projeler ile ekosistemini genişletmeyi hedefliyoruz. Yakında piyasaya çıkaracağımız fotoselli pisuarımızın tüm hazırlıkları yapıldı. Deneme üretimleri de olumlu sonuç verdi. Çok yakında piyasaya arz edeceğimiz pisuarlarımızı müşterilerimizin beğenisine sunacağız. Bununla birlikte yakında rimsiz yani kanalsız diye adlandırılan yeni klozet ve asma klozetlerimizin tanıtımını da yapacağız.”

Global pazarda uzun yıllardır boy gösteren bir firma olduklarına dikkat çeken Özkaya, “Rutin olarak yaklaşık 30 ülke olmak üzere, toplamda 64 ülkeye ihracat yapıyoruz. Azerbaycan, Cezayir, Umman, Hindistan, Sri Lanka, Kanarya Adaları’nı geçen yıl ihracat ağımıza ekledik. Üretimimizin yaklaşık yüzde 45’ini yurt dışına ihraç ediyoruz. Ciromuzun yaklaşık yüzde 45’i ise 16 milyon dolar civarında. Bu yıl içerisinde toplam üretimimizin yüzde 50’sini ihraç etmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

Özkaya, “Yurt içinde 208 ana bayi ve iki bin alt bayide ürünlerimiz satılıyor. Ağırlıklı müşteri portföyümüz toptan dağıtım yapan ve kendi alt bayileri ni oluşturmuş ana bayilerimiz. Direkt nihai tüketicilere satış yapan perakende bayilerimiz ikinci müşteri grubumuz. Markalı projelerin müteahhitleri de üçüncü büyük müşteri grubumuz. Tarihi ve kültürel bir mirasımız olan Bosna Hersek’te, o yöreye özgü ürünlerin, trendlerin ve moda akımlarını inceledik ve geçen yıl burada satış ofisi açtık. Almanya, Hollanda, İngiltere gibi ülkelerdeki ihracatımızı artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca Almanya’da kendi ofisimiz ve depomuz ile lojistik olarak daha iyi hizmet vermeyi ve dolayısıyla pazarda derinleşmeyi hedefliyoruz. En güçlü olduğumuz lokasyon, yakın olması sebebiyle Avrupa. Avrupa ülkelerinde Turquality desteğiyle birlikte yeni pazarlara ulaşmak ve bulunduğumuz pazarlarda markalaşmak istiyoruz” dedi.

“Yatırımlarımız sürecek”

Yatırım ve hedefleri hakkında bilgiler aktaran Özkaya, “Geçen yıl 40 milyon TL değerinde 400 bin adet klozet üretim kapasitesine sahip klozet hattını devreye aldık. Etajerli lavabolarda ise toplamda 300 farklı ürünle pazarda yüzde 15’lik bir pazar payına sahibiz. Yeni yatırımların devreye girmesiyle artan üretim sayısı, bazı hatlarda birikmelere sebep olduğundan bu hatlarda dengeleme yatırımı yapacağız. Gerek üretim kapasitesi gerek makineleşme itibariyle tesislerimiz Avrupa’da sayılı hale geldi. Açıklanan son istatistiklerde dünya vitrifiye üreticileri arasında ilk 20 içerisinde yer aldık. Orta vadede ulusal marka özelliğimizi uluslararası bir marka olarak geliştirmek ve uzun vadede uluslararası sektörde söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Firma olarak orta vadeli hedefimiz tek haneli rakamlara kadar ilerlemek, uzun vadeli hedefimiz ise dünyada ilk üç firma arasına girmek” diye konuştu.

“Enerji maliyetleri, pazarda rekabet etmeyi zorlaştırıyor”

Hammadde ile ilgili sorunlar yaşandığını dile getiren Özkaya, “Yerli hammadde rezervlerinin bitmeye yakın olması, hammaddede bizleri yurtdışına bağımlı hale getirdi” ifadesinde bulundu. Küresel ölçekte markalaşmanın önemine değinen Özkaya, “Bu konuda devlet teşvikinin artırılması gerekiyor. Sadece bölgesel teşviklerin değil, sektörel teşviklerin de devreye girerek, net cari fazla veren seramik gibi sektörlerin daha da hızlandırılması gerekiyor” dedi.

Enerji fiyatlarını düzenleyen mekanizmaların henüz yeterince oturmamış olmasının rekabet güçlerini azalttığına dikkat çeken Özkaya, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı olduğunu söyledi. Özkaya, “Özellikle ekonomik dalgalanmalar baş gösterdiğinde kaybedilen kur avantajları, siparişlerin topluca iptal edilmesine, bu da gelecek projeksiyonlarımızı yeniden gözden geçirmemize sebep oluyor. 2019 yılı biraz zor bir yıl olacak. İstatistiklere baktığımızda ilk altı ayda sektörün biraz daralabileceği, adet bazında satışların azalabileceği fakat son altı ayda ise toparlanıp yoluna gireceği bir sene olacağını düşünüyorum” açıklamasında bulundu.