Ana Menü

Türk müteahhitlerin hedefi 35 milyar dolar

Türk müteahhitler, yurt dışındaki yeni proje tutarının Cumhuriyetin 100’üncü yılında 35 milyar, 2030’larda ise 50 milyar dolar seviyelerine yükseltmeyi ve bu sayede uluslararası inşaat pazarından alınan payın yüzde 7’ye çıkarmayı hedefliyor.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), makro ve mikro ekonomik verileri bir araya getirdiği ve bu nedenle sektörün yanı sıra tüm ekonomi çevrelerinin takip ettiği İnşaat Sektörü Analizi’nin Nisan 2019 sayısını yayımladı. Güçlü içeriği ile yine işadamlarının önemli referans belgelerinden biri olmaya aday “Ekonomide Gözler, Yeni Yol Haritasında” başlıklı raporda, 2019 yılı ilk çeyreğinde yaşanan küresel ve ulusal gelişmelerin yanında tüm ekonomik veriler de detaylı bir şekilde değerlendirildi.

Analizde, Türkiye ekonomisinin temellerinin sağlam olduğu ve önümüzdeki dönemde toparlanma sürecinin, uygulamaya konulacak politikaların etki gücünün yanı sıra küresel görünüme bağlı olacağı belirtildi. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu dış finansman konusunda gelişmiş ülke merkez bankalarının likidite musluğunun yeniden açılmaya başlamasının destekleyici bir görünüm sergilediğine işaret edilen çalışmada, küresel sermaye akımlarının dalgalanması ve jeopolitik risklerin artmasının ise Türkiye için sert bir baharın yaşanmasına yol açabileceği kaydedildi. Bu çerçevede analizde, “Ekonomide güven artırıcı söylemler ve eylemler ile şeffaf yönetim anlayışı ve yapısal sorunların çözümüne dair kapsamlı ve piyasa dostu bir yaklaşıma her zamankinden fazla ihtiyaç vardır. Önümüzdeki 4,5 yıllık seçimsiz dönem sorunların giderilmesi için Türkiye’ye önemli bir fırsat sunmaktadır” ifadelerine yer verildi. TMB Nisan 2019 İnşaat Sektörü Analizi’nde özetle şu tespitler yapıldı: 

Beklenti ikinci yarıda iyileşme

31 Mart yerel seçimlerinin geride kalması ve baz etkinin destekleyici olmasıyla yılın ikinci yarısında büyüme ve enflasyon oranlarında iyileşmenin başlayacağı beklentileri mevcut. Ekonomik aktivitede toparlanma için beklentiler 2020 yılına yönelmektedir. Türkiye’nin potansiyel büyüme oranının yükseltilmesi, teknolojik altyapı ve eğitim sisteminin güçlendirilmesiyle yüksek kaliteli ve verimli büyümeye ulaşmasının amaçlanması sürdürülebilir kalkınma yolunda gerekli adımlar olarak sıralanıyor. 

Reform hamlesiyle inşaatta sürdürülebilir büyüme gözlenebilir

İnşaat sektörü, doğrudan veya dolaylı olarak pek çok alanda yarattığı mal ve hizmete talebi ile son derece kritik bir misyona sahip. Ayrıca sağladığı istihdam ve faaliyetlerinin coğrafi dağılımı nedeniyle hem yoksulluğa, hem de bölgeler arası dengesizliklere çare üretebilen gerçek bir sosyal kriz kalkanı olarak tanımlanıyor. Sağladığı döviz girdisiyle cari açığın kapatılmasında da sektör önemli rol üstleniyor. Bu çerçevede yerel seçimlerin ardından yeni bir ekonomik reform hamlesiyle, orta ve uzun vadede genel ekonomiyle birlikte inşaat sektöründe de sürdürülebilir büyüme gözlenebilecek. 

PPP, mega projeler ve kentsel dönüşüm önemli

Ekonomideki gelişmeler ve sektörün iç dinamikleri nedeniyle inşaat sektöründeki daralmanın 2019 yılının ilk yarısı da devam etmesi bekleniyor. Önümüzdeki dönem kamu-özel iş birliği (PPP) projelerinin verimli olacakları bir çerçeve dahilinde devam ettirilmesi, ekonomide güven ortamının geliştirilmesiyle mega projelerin uluslararası finansmanla hayata geçirilmesi ve kentsel dönüşüm süreci sektör için önem taşıyor. 

İnşaat güven endeksi ilk çeyrekte düşük seyrini sürdürdü

İnşaat Sektörü Güven Endeksi, bu yılın ilk çeyreğinde daralmanın sürebileceği işaretlerini veriyor. Endeks, yılın ilk çeyreğinde ufak artışlarla düşük seyrini sürdürdü. Mart ayında 54,1 değerini taşıyan endeks, ilk çeyrek dönemler itibariyle 2017 yılında 80-85 puan ve 2018 yılı ise 70-75 puan bandında seyretti. Endeksteki sert düşüş, geçen yılın ağustos-eylül dönemi gerçekleşti. 

Ruhsata konu daire sayısı yüzde 53 geriledi

İnşaat ruhsatı alan daire sayısının geçen yıl neredeyse 10 yıl önceki seviyesine dönmesi sektörde artan sorunların etkisiyle frene basıldığı yönünde yorumlanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları, bir önceki yılın aynı aylarına kıyasla ocak ayında yüzde 24,8, şubat ise yüzde 18,2 oranında düştü. REIDIN-GYODER verilerine göre konut fiyatlarında artış hızı yavaşlamış, yeni konut erime hızı düştü. Mevcut konut stokunun yönetilebilmesi için hem yatırımcı hem de son tüketiciye yönelik kredi olanaklarının geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Sektöre düşük faizli finansman sağlanmasında, faaliyete geçen Türkiye Emlak Katılım Bankası’nın önemli işlevler üstlenebileceği değerlendiriliyor. 

Müteahhitler yurt dışında 10 bininci projeye doğru ilerliyor

Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin ise son olarak yeniden 20-30 milyar dolar bandına doğru hareket ettiği gözleniyor. Bu yıl 10 bininci projeye doğru ilerlemekte olan yurt dışı müteahhitlik sektörünün yıllık yeni proje tutarının, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında 35 milyar dolar, 2030’larda ise 50 milyar dolar seviyelerine yükseltilmesi amaçlanıyor. Bu sayede uluslararası pazardan firmalarımızın aldığı pay yüzde 7’lere çıkacak. 

Hedef, Türk iş gücünü 100 bine çıkarmak

Yurt dışı projelerde son yıllarda gerileme gösteren Türk iş gücü istihdamının önündeki engellerin aşılmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması önem taşıyor, bu çerçevede yurt dışında Türk iş gücü sayısının 100 bine çıkarılması hedefleniyor. 

Rusya ve Irak önemini koruyacak

Başta enerji fiyatları ve finansman imkanları olmak üzere önümüzdeki dönemde yurt dışı inşaat pazarını etkileyecek çok çeşitli unsurlar mevcut. Rusya'da kısa sürede 2012-2015 yıllarındaki ortalama yıllık 5-6 milyar dolar potansiyel proje tutarına yaklaşılmasının mümkün olduğu öngörülüyor. Irak’ta barışın tesisiyle geçen yılın sonunda hükümetin kurulması, sektörel iş birliğimiz açısından olumlu bir dönemin başlangıcının sinyallerini veriyor. Bu çerçevede Türk firmalarının birikmiş alacaklarının ödenmesi ve mevcut projelerin tamamlanması mümkün olabilecek. Yeni dönemde ülkenin yeniden imarına yönelik projelerde daha etkin rol alınması açısından da ilişkilerin geliştirilmesi önemli.