Ana Menü

Tufan Ünal: Sektör büyüme trendini sürdürecek

Çimento sektörünün yüzde 95’ini bünyesinde barındıran ve yaklaşık 50 yıldır yurt içi ve dışında sektörün gelişimine yönelik çalışmalar yürüten Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS), 33 kuruluşa bağlı 64 tesisi yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda platformda temsil ediyor.

Gamze ÇALIŞKAN

Çimento sektörünün yüzde 95’ini bünyesinde barındıran ve yaklaşık 50 yıldır yurt içi ve dışında sektörün gelişimine yönelik çalışmalar yürüten Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS), 33 kuruluşa bağlı 64 tesisi yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda platformda temsil ediyor. Geçtiğimiz yıl çimento sektörünün yüzde 5 büyüdüğünü, üretimin 80 milyon tonu geçtiğini belirten ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı Tufan Ünal, ihracattın ise 530 milyon dolara ulaştığını belirtti. Büyüme trendinin sürdüreceğini dile getiren Ünal, sektörün gelişimine ve hedeflerine yönelik şunları kaydetti:

“Türk çimento sektörü olarak, Edirne’den Ardahan’a uzanan geniş faaliyet alanıyla, Türkiye’nin neredeyse tamamında yaklaşık 17 bin 500 kişiye istihdam sağlıyoruz. Son 10 yılda iç ve dış Pazar için yaptığımız toplam üretimi yüzde 50 artırdık. Bugün Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise en büyük beşinci üreticisi konumundayız. 2017 yılında yüzde 5 civarında büyüme gerçekleştirdik ve üretimimiz 80,5 milyon tona ulaştı. İç satışımız 72,2 milyon ton olarak gerçekleşmiş olup, 2016 yılına göre yüzde 8,1 oranında artış yaşanmıştır. 2017 yılı ihracatta da önemli başarılar elde ettiğimiz bir yıl oldu. Çimento ihracatımız 8 milyon ton, klinker ihracatımız ise 5 milyon tona yaklaşarak, 530 milyon dolara ulaştı. Buna karşılık aynı dönemde yalnızca 11 milyon dolar değerinde çimento ve klinker ithalatı gerçekleştirdik. Sektörümüz ülke içi talebi karşılamanın yanı sıra, ihracatta da dünya pazarının ilk sıralarında yer alıyor. Gürcistan’daki inşaat yatırımları, İsrail’e olan ihracatın devam etmesi ve ABD ile Afrika’ya satılan ürünlerin hacimce artma ihtimali de sektörümüz için önemli potansiyel oluşturuyor. İnşaat sektöründeki büyüme ve ihracat kapasitemiz ile 2018 yılında da büyümemizi sürdürmeye devam edeceğimize inanıyorum. 2018 yılında sektörümüzün aktörleri yeni fabrika alımı, mevcut fabrika modernizasyonu ve verimliliği artırmaya yönelik yatırımlarını gerçekleştirmeye devam edecek. Bu yatırımlar da sektörümüzde istihdamın artacağı anlamına geliyor. 2018 yılı büyüme hedefimiz, bu yılki hedefimizin altına düşmeden, yine yüzde 4-5 civarında olacaktır. Ülkemizin çimento ihtiyacını tamamen yerli hammadde kullanarak karşılayabiliyoruz. Bununla da kalmayıp, üstüne ihracat yapıyoruz. Böylece cari açık yaratmıyor, aksine ihracatla açığı kapatmak için çalışıyoruz. Tam da bu noktada, son bir yılda yaşanan maliyet artışlarına rağmen, uluslararası rekabetçi yapımızı korumaya gayret ederek, cari açık yaratmadan, hatta kapatmak için çalışan bir sektör olmaktan gurur duyduğumuzun altını çizmek isterim.”

“Beton yollar geleceğin yolları”

Önümüzdeki dönemde beton yol ve bariyerlerin Türkiye genelinde yaygınlaştırılması için çalışmalar yapacaklarını ileten Ünal, “Bağlayıcı malzeme olarak çimentonun kullanıldığı beton yollar geleceğin yolları olarak görülüyor. Uzun vadede daha ekonomik, kaliteli, çevreyle dost ve yüksek performanslı olmasıyla dikkat çeken beton yollar akıllı şehirlerin altyapısını oluşturuyor. Avrupa ve Amerika’da 100 seneden uzun bir zamandır tercih edilen beton yolların kullanım oranı dünya genelinde her geçen gün artıyor. Türkiye’de az sayıdaki örnek dışında beton yola pek rastlayamıyoruz. Tamamen yerli hammaddelerle üretilen beton yolun, ithal petrolden üretilen ve maliyeti dövize endeksli olarak hareket eden asfalt yola göre avantajlı bir alternatif olduğu açıkça görülmektedir. Ülkemizde beton yol hem gerek güvenlik açısından hem de yıllara ve çevre koşullarına dayanıklılık açısından kullanımı önem arz eden beton bariyer uygulamalarını yaygınlaştırmak üzere yürüttüğümüz faaliyetleri aralıksız sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

“Çöpü enerjiye, enerjiyi çimentoya çeviriyoruz”

Sektörün sürdürülebilirliğe ve enerji çalışmalarına büyük önem verdiğini ve uzun yıllardır bu konular üzerine çalışmalar yaptığını dile getiren Ünal, “Türk çimento sektörü olarak, mevcut fabrika modernizasyonu ve verimliliği artırmaya yönelik çalışmalarımızla, doğal hayat ve insanlığın geleceği için büyük önem arz eden sürdürülebilirliğe uzun zamandır yatırım yapıyoruz. 2000’li yılların başından beri, üretimi daha verimli hale getirmek amacıyla çöpü enerjiye, enerjiyi çimentoya çeviriyoruz. Sektörümüzde baca gazından elektrik üretim sistemi de hızla artıyor. Şu ana kadar 17 entegre tesisimiz baca gazından elektrik üretimine geçti. Tesislerimizin tümü baca gazından elektrik enerjisi üretir hale gelince, elde edilen enerji 900 bin konutun ihtiyacını karşılayabilecek düzeye ulaşacak. Atıktan ürettiğimiz enerjinin kapsamını genişletmek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde görüşmelerimiz de devam ediyor. Bir yılda ülkemizde ortaya çıkan yaklaşık 28 milyon ton belediye çöpünden 7 milyon ton ek yakıt üretmek ve kullanmak mümkün. Üretilen 7 milyon ton ek yakıt ile yıllık 1,7 milyon ton karbondioksit azaltımı yapmak ve belediye katı atıklarını yüzde 80 oranında azaltmak mümkün olacak. Atık ikame oranı Avrupa’da yüzde 60 seviyelerine ulaştı. Türkiye’de ise bu oran henüz yüzde 4 civarında. Bu oranı üst seviyelere çıkardıkça hem çevreye hem de ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağız” ifadelerinde bulundu.

“ÇESBEM, sınav ve belgelendirme faaliyetlerine başlayacak”

Sektördeki nitelikli çalışan sayısını artırarak sektörün gelişimine katkıda bulunmak için mesleki yeterlilik sınav ve belgelendirme sistemini oluşturmak için ÇEİS Sınav ve Belgelendirme Merkezi’ni (ÇESBEM) 2012 yılında faaliyete geçirdiklerini anımsatan Ünal, sözlerine şöyle devam etti: “ÇEİS ÇESBEM ile söz konusu çalışanlarımızın işbaşında edindikleri bilgi ve tecrübe sayesinde ‘Mesleki Yeterlilik Belgeli’ çalışanlar olmalarını sağlayacağız. Gelecekte, üretim alanında istihdam edilecek herkesin Mesleki Yeterlilik Belgesi sahibi olarak işbaşı yapmalarını hedefliyoruz. ÇEİS ÇESBEM, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından 1 Şubat 2018 tarihinde akredite edildi. MYK tarafından gerçekleştirilecek denetimler sonrasında yetki alacak olan ÇESBEM, sektördeki sınav ve belgelendirme faaliyetlerine başlayacak. Sektörün nitelikli işgücü ihtiyacını artırmak amacıyla, ayrıca Kocaeli Üniversitesi Kocaeli Meslek Yüksek Okulu ile iş birliği protokolü imzaladık. Bu iş birliğiyle hem istihdamın hem de sektördeki nitelikli eleman sayısının artırılmasına katkı sağlanacak.”