Ana Menü

Somfy, çevre dostu ürünleriyle dikkat çekiyor

Yaşam alanlarında yüksek konfor için çalışan, otomasyon sistemlerinin önde gelen markalarından Somfy, çevre dostu ürünleriyle dikkat çekiyor. Somfy Türkiye Genel Müdürü Semih Görür, pazara sundukları yenilikçi ürünlerle hem kullanıcılara katma değer sağladıklarını hem de çevreyi koruduklarını söyledi.

Hüseyin SÖNMEZ

Yaşam alanlarında yüksek konfor için çalışan, otomasyon sistemlerinin önde gelen markalarından Somfy, çevre dostu ürünleriyle dikkat çekiyor. Somfy Türkiye Genel Müdürü Semih Görür, pazara sundukları yenilikçi ürünlerle hem kullanıcılara katma değer sağladıklarını hem de çevreyi koruduklarını söyledi.

Somfy Grubu’nun yüzde 80’in üzerindeki global pazar payı ile motor ve otomasyon sistemlerinde açık ara dünya lideri konumunda bulunduğunu ifade eden Görür, “Somfy’nin 12 bin 500 metre kare alan üzerinde kurulu ve 400 mühendisin çalıştığı Ar-Ge merkezinde her yıl yeni teknolojiler geliştiriliyor ve yılda ortalama 30 yeni patent alınıyor. Biz ürünlerimize beş yıla varan garanti veriyoruz. Somfy, bugün yaklaşık 60 ülkede direkt olarak faaliyet gösteren ve 8 bin 400 çalışanı olan bir firma. Birkaç yıldır art arda lansmanını yaptığımız akıllı ev ve güvenlik çözümlerimiz oldukça beğeni topluyor. Tanıtıldıkları fuarlardan ödüllerle dönen bu ürünler, sektörümüzde de yeni bir kapıyı aralamış oluyor. Bu alanlarda her yıl yeni çözümler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Görür, Somfy Türkiye’nin geçtiğimiz yıl satış rakamları açısından rekor büyümeler yaşadığını bildirerek, 2019 yılında ekonomide yaşanan durgunluğa rağmen firmalarının büyümeye devam ettiğini kaydetti. Son kullanıcının ev otomasyon teknolojileri ile ilgili bilinç seviyesinin artırılmasının önemli olduğuna değinen Görür, “Bu ürünlerin aslında lüks değil ihtiyaç olduğunu, bu ürünlere ulaşmanın çok da maliyetli olmadığını; konfor, güvenlik ve enerji verimliliğine olan katkılarının gerekliliğini bolca anlatmak lazım. Hatta devlet nezdinde de bilinç seviyesinin artırılması gerekli. Binaların kalitesi sadece binaların taşıyıcılığı ve kullanılan malzeme kalitesi açısından ele alınmamalı, konu aynı zamanda konfor, enerji verimliliği ve gelecekteki teknolojilere uyum açısından da değerlendirilmeli. Binaların detayları daha proje aşamasında doğru oluşturulmalı, yeni teknolojilerin entegre edilebileceği altyapılar en başından hazırlanmalı. İşte bu konuda genel bilinç seviyesinin artırılması önemli. Biz de bu yönde çalışmalarımıza ve yatırımlarımıza devam ediyoruz” diye konuştu. Görür, DÜNYA İnşaat Dergisi’nin sorularını şöyle yanıtladı:

- Firmanızın kurumsal kimliği hakkında bilgi verir misiniz?

GÖRÜR: Bundan tam 50 yıl önce, 1969 yılında Fransa’da kurulan Somfy, konutlardaki ve ticari binalardaki açılır-kapanır mekanizmalar için ileri teknolojili motorlar ile akıllı ev sistemleri üreten dünya çapında bir marka. Şirketimiz, kurulduğu günden bugüne 100 milyondan fazla motor üretmiş bulunuyor. Fabrikalarımızda her gün ortalama 70 bin adet motor üretiliyor. Dünya genelinde her yıl 20 binin üzerinde profesyonel müşteri ve milyonlarca tüketici, yaşam alanlarında Somfy ürünlerini kullanmayı tercih ediyor. Türkiye pazarına girişimiz 80’li yılların başlarına dayanıyor. Önceleri distribütörler aracılığıyla sağladığımız hizmeti; 2004 yılından itibaren Somfy Türkiye olarak direkt kendimiz sağlamaya başladık. İstanbul merkez ofisimiz ve ana lojistik merkezimiz dışında Ankara, İzmir, Adana, Antalya ve Bakü’de bölge temsilciliklerimiz mevcut. Somfy Grubu, yüzde 80’in üzerindeki global pazar payı ile motor ve otomasyon sistemlerinde açık ara dünya lideri konumunda bulunuyor. Ürün gamımız içinde perde, panjur, jaluzi, kepenk, tente, pergola, garaj ve bahçe kapıları için üretmiş olduğumuz motorlar, kumandalar, kontrol üniteleri, kameralar, alarm sistemleri, sensörler ile birlikte uzaktan kontrol ve izleme de sağlayan akıllı ev ve bina sistemleri yer alıyor.

- Teknolojik değişime ayak uydurmak ve ürün kalitenizi artırmak adına ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Bu alandaki yatırımlarınız neler?

GÖRÜR: Yavaş yavaş hayatımıza girmeye başlayan, sesli komut ile çalışan sistemlerin her geçen yıl daha önemli bir yer edinmesini bekliyorum. Somfy de bu alanda yatırımlar yapmaya devam ediyor. Ayrıca yapay zeka ile ilgili çalışmalar, tüm cihazların “akıllı” olacağı bir geleceği işaret ediyor. Bu noktada akıllı evler şimdiden hayatımızda. Bi zim de TaHoma® akıllı ev sistemimiz evlerdeki motorlu uygulamaların tamamını, aydınlatmaları, ısıtma sistemlerini ve güvenlik sistemlerini hem evden hem de dışarıdan kontrol etmenizi sağlıyor. Bununla birlikte kullanıcılar, istedikleri senaryoları oluşturup tek bir dokunuşla istedikleri ortam koşullarını sağlayabiliyorlar. Akıllı ev sistemiyle entegre çalışan güvenlik ürünlerimizin de daha çok yaygınlaşacağına inanıyorum. Enerji tasarrufu sağlayan termostat ürünümüz de şimdiden çok konuşulmaya başladı. Bunlar, geliştirmeye devam ettiğimiz mevcut Somfy teknolojileri. Birbirleriyle iletişim halinde çalışabilen bu teknolojiler geliştikçe kullanıcıların hayat konforu da artacak.

- Ar-Ge çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

GÖRÜR: Somfy’nin 12 bin 500 metrekare alan üzerinde kurulu ve 400 mühendisin çalıştığı Ar-Ge merkezinde her yıl yeni teknolojiler geliştiriliyor ve yılda ortalama 30 yeni patent alınıyor. Somfy’nin merkezi Fransa’da, Cenevre’ye yakın Cluses şehrinde yer alıyor. Ar-Ge merkezlerinin en büyüğü de Fransa’daki şirket merkezinde bulunuyor. Biz ürünlerimize beş yıla varan garanti veriyoruz. Bu garantiyi verebilmek için de çok farklı testler yapmanız gerekiyor. Radyo frekansıyla çalışan ürünlerimizin de doğru çalışabilmesi için ayrı test düzenekleri var. Elbette tüm bu çalışmalar ve üretim kapasitesi, yüksek istihdam da gerektiriyor. Somfy, bugün yaklaşık 60 ülkede direkt olarak faaliyet gösteren ve 8 bin 400 çalışanı olan bir firma. Birkaç yıldır art arda lansmanını yaptığımız akıllı ev ve güvenlik çözümlerimiz oldukça beğeni topluyor. Tanıtıldıkları fuarlardan ödüllerle dönen bu ürünler, sektörümüzde de yeni bir kapıyı aralamış oluyor. Bu alanlarda her yıl yeni çözümler geliştirmeye devam ediyoruz.

- Enerji verimliliğine yönelik çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

GÖRÜR: Somfy’nin Tahoma® Akıllı Ev Sistemi; hem motorlu sistemlerinizi hem de alarm, kamera ve ısıtma sisteminizi istediğiniz zaman, evinizdeyken ya da uzaktayken kontrol etmenize olanak sağlıyor. Böylece daha konforlu, daha güvenli ve enerji verimliliği daha yüksek yaşam alanları yaratabilmenizi mümkün kılıyor. Örneğin sensörler sayesinde panjurlarınız güneş ışığı seviyesine göre otomatik olarak açılıp kapanabiliyor. Belirlediğiniz saatlerde perdeleriniz otomatik olarak kapanabiliyor. Bu gibi özellikler, evinizin doğal ısıdan en verimli şekilde faydalanmasını sağlıyor. Akıllı termostat ürünümüz de evinizi her zaman ideal sıcaklıkta tutarken enerji tüketiminizden tasarruf etmenizi sağlıyor. Herkesin kolaylıkla evinde kullanabileceği bu çözümler, verimliliği yüksek oranda artırıyor. Bu sistemleri geliştirmeye ve yenileyerek kullanıcıların beğenisine sunmaya devam ediyoruz. Böylece kullanıcılarımıza katma değer sağlamakla kalmıyor, çevreyi de korumuş oluyoruz. Somfy, “Act for Green” politikası kapsamında çevre dostu ürünler geliştirmeye devam ediyor.

- 2019 yılıyla ilgili hedefleriniz neler?

GÖRÜR: 2018 bizim için harika bir yıl oldu. Satış rakamları açısından yine rekor büyümeler yaşadık. Kurguladığımız stratejilerin hepsini hayata geçirdik. Gelecek yıllar için de çok önemli bir altyapı oluşturmuş olduk. Ayrıca ekibimizi de büyüttük ve 2017 yılında taşındığımız Türkiye merkez ofisimize de alıştık. Elbette ağustos itibarıyla genel ekonominin sıkıntıya girmesiyle birlikte, bizler de bilinçli olarak işlerimizi kontrollü bir şekilde devam ettirme sürecine girdik. Daha dikkatli adımlar atmaya başladık. Dolayısıyla bu çerçevede işlerimize devam ediyoruz. Bizim gözlemlediğimiz kadarıyla piyasa koşulları zorlaştı. Firmaların işletme sermayesi kaynağına ulaşmaları artık daha zor. Faiz oranları yükseldi. Bankalar riskleri azaltmak için daha seçici davrandığından kredi almak zorlaştı. Bu da KOBİ’lerin sermayeye erişimini zorlaştırdı ve otomatik olarak hacimler biraz küçüldü. 2019 yılının da ekonomide yavaşlamaların görüldüğü bir yıl olduğu aşikar. Bununla birlikte ikinci yarıda toparlanmalar başlayacağını düşünüyoruz. Bazı zorlukların hepimizi beklediği gerçeğiyle birlikte, hem belirlemiş olduğumuz satış hedefleri açısından hem de genel beklentilerimiz açısından bu yıla da olumlu bakıyoruz.

- Firmanızın gelecek dönem hedefleri ve yatırım planlarını iletir misiniz? Endüstri 4.0 için yatırımlarınız var mı?

GÖRÜR: Somfy Protect ürün grubu dahilinde çeşitli güvenlik çözümlerimizi bu yıl kullanıcıların beğenisine sunmaya başladık. Bunun gibi güvenlik ve akıllı ev çözümlerimiz, Türkiye’deki kullanıcılarla buluşmaya devam edecek. Ayrıca; bu yeni teknolojileri birer birer müşterilerimize sunarken yıllardır dünya lideri olduğumuz motorlu sistemlere de yatırıma devam ediyoruz. Örneğin; RS485 ve io homecontrol teknolojileri sayesinde kablolu veya kablosuz çift yönlü iletişim sağlayan motorlarımız da Türkiye’ye gelmeye devam ediyor. Bu ürünlerimiz, motorlu ekipmanlarınızın mevcut durumları hakkında anlık geri bildirim almanızı mümkün kılıyor. Biz motorlu sistemlerin kullanım alanlarının yaygınlaşması için yatırımlar yaparak sektörümüzün gelişimine de katkıda bulunuyoruz. Kullanıcıların bu konudaki bilincini artıran pazarlama faaliyetlerimiz de devam ediyor. Bizim ürünlerimizin Ar-Ge çalışmaları ve üretimi yurt dışında gerçekleşiyor. Endüstri 4.0 özellikle o tarafı çok yakından ilgilendiriyor. Somfy’nin, sektörünün en yüksek hacimli üretim yapan firması oluşu ve aynı zamanda çok uzun süredir bu ürünleri üretmesi dolayısıyla, çok ciddi bir bilgi birikimi var. Ben, fabrikaları gezdikçe makineleşmenin ne kadar fazla olduğunu görüyorum ve bu sektöre giriş yapacak başka bir firmanın bu seviyeye ulaşması mümkün değil diyorum. Çünkü sadece makinenin oluşturulması ve o süreçlerin ardı ardına eklenmesi bile çok ciddi bir birikim ve deneyim gerektiriyor. Yani şirketin aslında işine ne kadar hakim olduğunu, fabrika alanını gezdikçe daha iyi görüyorsunuz. Orada da elbette sürekli otomasyon var. Dolayısıyla herkes nesnelerin internetini, bağlı teknolojileri, Endüstri 4.0’ı takip etmek zorunda. Dünya öyle bir yere doğru gidiyor ve bu ivmelenme öyle bir hızlanmış durumda ki herkes bir şekilde bunu yakalamak zorunda. Teknolojinin, birbiriyle iletişim kuran sistemlerin ve nesnelerin internetinin artık hayatımızdaki varlığı çok daha hissedilir duruma geldi ve herkesin bu gelişmeye ayak uydurması gerekiyor.