Ana Menü

Sika, Ar-Ge ağırlıklı çalışmalarına devam ediyor

Sika Türkiye Yapı Kimyasalları Beton Hedef Pazar Müdürü Yusuf Hazım Ülgen, “Geçtiğimiz yıllarda Sika Türkiye Ar-Ge’si çimento kimyasalları alanında bölge Ar-Ge merkezi konumunu, 2018 yılından itibaren madencilik ve tünelcilik konularını da ilave ederek sürdürecektir” açıklamasını yaptı.

Gamze ÇALIŞKAN

Sika Yapı Kimyasalları olarak globalde ve Türkiye’de Ar-Ge yatırımlarına önem verdiklerini belirten Sika Türkiye Yapı Kimyasalları Beton Hedef Pazar Müdürü Yusuf Hazım Ülgen, “Geçtiğimiz yıllarda Sika Türkiye Ar-Ge’si çimento kimyasalları alanında bölge Ar-Ge merkezi konumunu, 2018 yılından itibaren madencilik ve tünelcilik konularını da ilave ederek sürdürecektir” açıklamasını yaptı.

Dünya ölçeğinde mega projelere destek vermekle birlikte, ülkemizde son yıllarda gelişen ulaşım, altyapı, enerji projeleri, bu sektöre bağlı olarak otomotiv ve marin endüstrisinin de önemli tedarikçilerinden olduklarını vurgulayan Ülgen, ”Sika Yapı Kimyasalları 1910 yılında kurulmuş yaklaşık 108 yıldır yapı kimyasalları alanında hizmet vermektedir. Temelden çatıya kadar yapı sektöründe faaliyet göstermekle birlikte otomotiv grubu ve marin endüstrisinde de sektöre çözüm sunabilecek; müşterilerimizin taleplerini karşılayabilecek ürünlerimiz mevcuttur. Tüm bunları teknik destek, ürün performanslarını müşterilerimizin ihtiyaçları ile birleştirerek ve değer yaratacak yaklaşım sergilemekteyiz” diye konuştu.

İnşaat ve imalat sanayisine paralel büyümeyi hedeflediklerini belirten Ülgen, İstanbul (Tuzla) ve Mersin'de (Tarsus) olmak üzere alanında son teknolojilerinin yer aldığı toplam 600 bin tonun üzerinde kapasitesi olan iki üretim tesisi ve yedi ülke geneline yayılmış yedi bölge ofisi ile faaliyetlere devam ettiklerini kaydetti. Ülgen, ”ABC Kimya Sanayi ve Dış Ticaret AŞ’nin katılımı ile de şu an yapı kimyasalları sektöründe lider konumundayız” dedi.

“İthal hammaddede kur etkili oluyor”

Sektörün dayanım ve dayanıklılık konusunda geldiği noktayı değerlendiren Ülgen, “Bu konuda pek çok çalışmalar yapılıyor. 100 yıllık betonlar önemli mega projelerde uygulanıyor. Öncesine bakıldığında gelinen nokta muhteşem ancak mega projelerin dışındaki beton yapılarında da aynı titizlikle imal edilmesi gerekmekte. Betonun kalıba iyi yerleşmesinden kür yapılmasına kadar geçen sürede tedbirlerin alınması gerekmekte, bu anlamda geliştirilmesi gereken yanımız olduğunu düşünüyoruz” ifadelerinde bulundu.

Türkiye’nin kimyasal hammaddeler tarafında dışa bağımlı olduğuna dikkat çeken Ülgen, bu ürünlerin ithalatının kaçınılmaz olması sebebiyle döviz kuru gibi risklerin üreticileri ve sektörü zorladığını vurguladı. Ülgen, “Ülkemizde inşaat sektörü lokomotif sektör olmaya devam etmekte. Maalesef yaşanabilecek olası ekonomik dalgalanmalardan, hammadde tarafında girdilerin döviz cinsinden olması ve kaynakların kısıtlı hale gelme ihtimali ile maliyetlerin sürekli artması sorun oluşturuyor” dedi.