Ana Menü

Signify: Türkiye’de ışık kalitesine verilen önem dünya ortalamasının üzerinde

Signify’ın yayınladığı EyeComfort araştırmasına göre Türkiye’deki tüketiciler ampul satın alırken sırasıyla enerji tüketimi, ışık kalitesi ve kullanım ömrünü dikkate alıyor. Türkiye’de ışık kalitesine verilen önem, dünya ortalamasının üzerindeyken, araştırmanın yapıldığı ülkeler arasında en çok Türkiye’deki tüketiciler, ışığın genel sağlık üzerinde etkili olduğunu düşünüyor.

Eski ismiyle Philips Lighting yeni ismiyle Signify (Euronext: LIGHT) EyeComfort araştırmasıyla aydınlatmanın göz konforu üzerindeki etkilerini masaya yatırıyor. Araştırma, Polonya, Çek Cumhuriyeti, İsveç, Çin, Almanya, İspanya, Fransa, Endonezya, Tayland, ABD ve Türkiye’den oluşan 11 pazarda 8 binden fazla katılımcı ile gerçekleştirildi.

Signify Türkiye Operasyonundan Sorumlu Genel Müdür Eran Görgen, “Göz konforu, Philips Aydınlatma’nın temel önceliklerinden biridir. Aydınlatmanın göz konforu üzerindeki önemini anlıyor ve gözlerimize iyi bakmamıza yardım edecek özelliklere sahip LED’ler geliştirmek için inovasyona devam ediyoruz. Philips Aydınlatma bilim insanları, Philips LED’lerin konfor standardını karşıladığından emin olmak için detaylı test koşulları, yani “konfor kriterleri” oluşturdular. Avrupa ve Şangay’da bulunan aydınlatma test merkezleri (LTC), “konfor kriterleri”ne yönelik kesin ölçümler yapmak için özel olarak kuruldu. Bu testler sonucunda kanıtlandı ki on yıldan daha uzun süre renk tutarlılığı ve tutarlı ışık seviyesi sunan Philips LED’ler, hizmet ömrü boyunca konfor sağlamaya devam ediyor. Üstelik, Philips LED’ler enerji bakımından verimli ve çevreye karşı duyarlı davranırken tasarruf etmenizi de sağlıyor” dedi.

 

Türkiye’de ışık kalitesine verilen önem, dünya ortalamasının üzerinde

Araştırmaya göre Türkiye’deki evlerindeki ampulün ışık kalitesinden memnun olanların oranı (yüzde 71), dünya ortalamasından (yüzde 64) daha yüksek. Türkiye'deki tüketicinin ampul alma kararını etkileyen en önemli üç unsur; enerji tasarrufu (yüzde 53), ışık kalitesi (yüzde 48) ve ampulün kullanım ömrü (yüzde 45) olarak öne çıkıyor. Işık kalitesine verilen önem, yüzde 48 ile dünya ortalamasından yüzde 11 daha yüksek. Diğer taraftan, dünya ortalamasından (yüzde 35) farklı olarak, Türkiye’deki tüketiciler ampul parlaklığına daha az önem veriyor (yüzde 22).

Dünya ortalamasına benzer şekilde, konforlu aydınlatmaya önem veren Türkiye’deki tüketiciler yüzde 31'i, ampul satın alırken ışığın gözleri rahatsız edip etmediğine bakıyor. Market markası taşıyan ampullere daha temkinli yaklaşan tüketicilerin sadece yüzde 21'i, market markası taşıyan ampullerin markalı ampuller kadar iyi olduğu görüşünü savunuyor. Bu oran Türkiye’de, dünya ortalamasından yüzde 11 daha düşük seviyede.

Türkiye’deki tüketicilerin yüzde 31’i, ampul satın alırken o ampulün gözlerini nasıl etkilediğini değerlendiriyor. Bu oran, dünya ortalamasına (yüzde 32) çok yakın.

 

Dünya çapında en çok Türkiye ışığın genel sağlık durumunu etkilendiğini düşünüyor

Türkiye’deki kullanıcıların yüzde 74'ü, ışık kalitesinin, genel sağlık durumunu etkilediğini düşünüyor. Türkiye, bu kategoride dünya ortalamasının (yüzde 16) üzerinde ve genel anlamda en yüksek yüzdeye sahip olan ülke olarak öne çıkıyor. Kullanıcılar, aydınlatmanın kişinin genel yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkisinin farkında. Kaliteli aydınlatmanın işyerinde ve okulda yüzde 79, evde ise yüzde 78 seviyesinde yaşam kalitesini yükselttiğini düşünüyor.

Görme yeteneği ve göz konforu da öne çıkan konular arasında. Kullanıcıların yüzde 82'si daha parlak ve konforlu bir ışığın, görme yeteneğini artırdığı kanaatinde; yüzde 99'u ise gözler için daha konforlu olan ampulleri satın alma eğiliminde olduğunu söylüyor. Tüketicilerin yüzde 47’si akıllı ampulleri, yüzde 43'ü ise LED ampulleri gözler için en konforlu aydınlatma aracı olarak görüyor. 

Türkiye göz sağlığına önem veriyor

Türkiye’deki tüketiciler, gözlerine özen gösteriyor; yüzde 48'i güneş gözlüğü takıyor, yüzde 46'sı ise göz doktoruna gidiyor (bu oran, dünya ortalamasından yüzde 3 daha yüksek). Bununla birlikte sağlığa ve iyi yaşama günlük hayatlarında önem verenlerin oranı da bir hayli yüksek.

Ankete katılanlar, genel sağlığı ve yaşam kalitesini ölçerken genel aktivite seviyesini (yüzde 71), kiloyu (yüzde 63) ve uyku düzenini (yüzde 63) kıstas aldıklarını iletiyor. Tüketicilerin sağlıklı yaşam öncelikleri ise sağlıklı bir kilo (yüzde 84), stres yönetimi (yüzde 74) ve göz sağlığına özen göstermek (yüzde 58) olarak sıralanıyor. 

Her iki ebeveynden biri çocuğunun görme yeteneği hakkında kaygı duyuyor

Türkiye'de çocuklar kapalı alanda, ekran karşısında çok fazla zaman geçiriyor. Çocuklar, ekran karşısında günde ortalama 3,3 saat (dünya ortalamasının yüzde 10 üzerinde), dışarıda ise yalnızca 2,96 saat (dünya ortalamasının yüzde 2 altında) vakit geçiriyorlar. Bu yüzdeler, Türkiye'de çocuklarının doğal gün ışığından faydalanmasının önemli olduğunu düşünenlerin oranı (yüzde 72) ile çelişiyor. Diğer taraftan anne ve babalar, ekran önündeki süreyi sınırlamaya çalışıyor; ebeveynlerin yüzde 79'u çocuklarının miyop olmalarını önlemek için ekran karşısında geçirdikleri süreyi kısıtlamaları gerektiği kanaatinde olduğunu söylüyor.

Türkiye'de ebeveynler çocuklarının görme yeteneği hakkında (yüzde 49) kaygı duyuyor. Bu oran, beden sağlığı (yüzde 17), cilt sağlığı (yüzde 26), genel enerji düzeyleri (yüzde 44) ve diğer çocuklarla kaynaşma (yüzde 45) konularındaki ebeveynlere ait kaygılarından daha yüksek seviyede bulunuyor.