Ana Menü

Seza Çimento, üretiminin yüzde 20’sini ihraç edecek

Seza Çimento Genel Müdürü Efkan Hayati Eroğlu, “2018 yılında üretim kapasitemizin yüzde 20’sini ihraç etmeyi planlıyoruz. Ayrıca yurt dışı fuarlara ağırlık vereceğiz. Yine bu yıl, bölgemizde stratejik plan kapsamında pazar payımızı korumayı hedefliyoruz. Bu noktada özellikle Malatya, Elazığ ve Bingöl'de süren kamu yatırımları ve inşaat projeleri bizim için itici güç olacak.”

Gamze ÇALIŞKAN

Seza Çimento’nun sektörde kalitesiyle en çok tercih edilen çimento fabrikası olma hedefiyle ilerlediğini belirten Seza Çimento Genel Müdürü Efkan Hayati Eroğlu, “Öncelikli hedeflerimizden biri bölgemize sosyal ve ekonomik boyutlarıyla değer katmak ve bölgenin gelişmesine katkıda bulunabilmek. Bu kapsamda bölgelerarası gelişmişlik farkını azaltmayı, yerel kalkınmaya katkı sağlayabilmeyi ve yaşam kalitesinin yükseltilmesini amaçlıyoruz. Sosyal sorumluluk ve çevre bilinciyle, odağımıza müşteri memnuniyetini alarak faaliyet gösteriyoruz” dedi.

Fabrika bölgesinden geçen demiryolu hattı sayesinde ürünleri İskenderun Limanı’na hızla ulaştırabildiklerine vurgu yapan Eroğlu, “Önümüzdeki dönemde demiryolunun bize sağladığı avantajı, bölge ülkelere olan ihracatımızı artırmak üzere çok daha etkin kullanacağız. 2018 yılında üretim kapasitemizin yüzde 20’sini ihraç etmeyi planlıyoruz. Ayrıca bu yıl ihracat portföyümüzü geliştirmek üzere yurt dışı fuarlara da ağırlık vereceğiz. Yine bu yıl, bölgemizde stratejik plan kapsamında pazar payımızı korumayı hedefliyoruz. Bu noktada özellikle Malatya, Elazığ ve Bingöl'de süren kamu yatırımları ve inşaat projeleri bizim için itici güç olacak” açıklamasını yaptı.

Tamamıyla çevre dostu bir fabrika yatırımı gerçekleştirdiklerine ve çevre standartlarını yasal zorunlulukların da üzerine çıkardıklarına vurgu yapan Eroğlu, “Çimento üretiminde, ülkemizdeki toz emisyon değerinde yasal sınır olan 50 miligram/Nm3 değerinin çok altında, 1 miligram/Nm3’ü geçmeyen bir oranla çevre dostu üretime imza atıyoruz. Yatırım kapsamında, seçilen teknoloji ve stabil üretim operasyonu sayesinde ve oldukça düşük yakıt ve elektrik tüketimi ile doğal kaynakların korunmasında farkındalığı sürdürmekteyiz” dedi.

Enerji bakımından ise en düşük yakıt tüketimine sahip olduklarını savunan Eroğlu, “Fabrika prosesimizin tamamı Avrupa menşeili. Tüm ünitelerimizde Jet Pulse torba filtreleme sistemi kullanıyoruz. Tesisimizde baca gazını farin öğütme ve çimento üretmek için geri dönüştürüyoruz. Toz partikül salınım düzeyimiz, yasal sınırın çok altında. Yatırımımızı yaparken, sadece ana bacaya değil, tüm ara ünitelere de torba filtre sistemi kurduk. Klinkerimizi, katkı malzemelerimizi, kömürümüzü kapalı alanlara koyuyoruz. Bütün stok sahalarımız kapalı. Çevre konusunda toz emisyonunu minimuma düşürmek için her türlü yatırımı yapmış durumdayız. Çimento fabrikalarının çok yoğun tükettikleri kömür ve elektrik enerjisi bakımından fabrikamızı değerlendirdiğimizde Türkiye’nin en düşük yakıt ve elektrik tüketimine sahip fabrikasıdır. Bu durumu sürdürülebilir kılmak için sürekli iyileştirme projeleri hazırlanarak desteklenmektedir” ifadelerinde bulundu.

“Enerji ve enerji maliyetleri hayati bir sorun”

Sektördeki en önemli sorunun ise enerji maliyetleri olduğuna vurgu yapan Eroğlu, şunları kaydetti: “Sektörde toplam maliyetlerin yarısını üretim için gerekli yakıt ve elektrik oluşturuyor. Yurt içinde enerji fiyatlarının düzeyi düşünüldüğünde bu maliyet, hem üretici hem de enerji ithal eden bir ülke olarak Türkiye için hayati bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de atıktan enerji elde etmek, özellikle çimento sektörü için mümkün olup bu yatırımların da, devlet teşviklerinden yararlanabilmesi sektörde potansiyel, olan enerji üretimini artıracağı gibi ülkemizin enerji açığına da katkı sağlayacaktır. Avrupa’da atıklardan elde edilen enerji oranı yüzde 30’lar civarındayken, Türkiye’de bu oran halen yüzde 3’ler düzeyinde. Bu anlamıyla Türkiye’de çevre dostu uygulamaların artması ve alternatif enerji kaynaklarına yatırım yapılması gerektiğini düşünüyoruz.”