Ana Menü

Prefabrik Yapı, sürdürülebilir yapı sistemleri geliştiriyor

Altı kıtada 115 ülkeye ulaştıklarını ve bu rakamı 120’ye çıkarmayı hedeflediklerini belirten Prefabrik Yapı Genel Müdürü Mustafa Tolunay, sürdürülebilir yapı malzemelerine önem verdiklerini ve bu ürünler ile dünyaya ulaşmayı planladıklarını belirtti.

Hafif çelik yapı sektörünün önde gelen firmalarından Prefabrik Yapı, teknoloji ile geliştirdiği yapıları ve yeni nesil ürünleriyle sektörde adından söz ettirmeye devam ediyor. Altı kıtada 115 ülkeye ulaştıklarını ve bu rakamı 120’ye çıkarmayı hedeflediklerini belirten Prefabrik Yapı Genel Müdürü Mustafa Tolunay, sürdürülebilir yapı malzemelerine önem verdiklerini ve bu ürünler ile dünyaya ulaşmayı planladıklarını belirtti.

Tolunay, “Yaptığımız yeni sistemler, mevcut sistemlerdeki yenilikler ve sektörün beklentileri bizleri geleceğe taşıyor” dedi. Ürünlere ve geliştirdikleri teknolojilere yönelik bilgiler paylaşan Tolunay, “Kaynaksız yapı teknolojimiz, sıfır karbonlu Mars konteyner, kayar konteyner, katlanır konteyner, kompozit panel ile üretilen yeni nesil ön üretimli yapılar, ekolojik binalar, Steelin çok katlı hafif çelik yapı sistemleri gibi geleceğe yönelik sürdürülebilir bir üretimimiz var. Ayrıca Hekim Profil markamızla, endüstriyel yapılardaki galvanizli yapı çeliği miktarını artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında” diye konuştu.

Hazır yapıların betonarme yapılara rakip olmadığını vurgulayan Tolunay, “Bina ne kadar hafif olursa binaya etki eden deprem kuvveti o kadar az etki eder. Ülkemiz deprem bölgesi ve çelik yapılara gereğinden fazla ihtiyaç duyulmaktadır” ifadesinde bulundu. Sekiz kata kadar çıkabilen hafif çelik yapılar inşa ederek, inovasyona dayalı bir konfor oluşturduklarını söyleyen Tolunay, her geçen yıl tüketicilerin prefabrike yapıları daha iyi tanıdığını ve taleplerin arttığını kaydetti. İşini doğru yapan ve sürekli gelişen firmaların örnek olmalarıyla sektörün daha da büyüyeceğini belirten Tolunay, ön üretimli yapıların kullanımının artarak devam edeceğini kaydetti. Prefabrik sistemlerin hızlı kurulum ve sonradan değiştiriliyor olabilmesi sayesinde birçok avantaj sağladığının altını çizen Tolunay, ”Prefabrik yapılar sürdürülebilir bir gelecek için önemlidir. Bu yapılar, Almanya, Fransa, ABD gibi teknolojik ve ekonomik alanda lider ülkelerde yoğun olarak kullanılmaktadır. Doğru malzeme ve doğru teknikle sürdürülebilir ürünler her zaman üretilebilir ve bu sayede sürdürülebilir şehirler inşa edilebilir” diye konuştu. Tolunay, DÜNYA İnşaat Dergisi’nin sorularını şöyle yanıtladı:

- Prefabrik Yapı'nın faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

TOLUNAY: Hekim Holding şirketlerinden biri olan Prefabrik Yapı, 1989 yılında, İstanbul’da kuruldu. Hazır yapı sektörüne kazandırdığı ilkleri, yüksek kalite standartları ve inovasyonu ile dünyanın sayılı kuruluşları arasında yer alan firmamız, kurulduğu yıldan beri; ön üretimli hazır yapı üretiminde, geliştirdiği teknoloji, kapasite, makine ekipmanları, profesyonel kadrosuyla altı kıtada 115 ülkeye ihracat yapıyor. 29 yıldır süre gelen istikrarlı başarı grafiği sayesinde, 2017 yılı Türkiye’nin En Büyük İkinci 500 Sanayi Kuruluşu sıralamasında 352’nci sırada yerini aldı. İlkelerinden vazgeçmeyen, kalite ve sürdürülebilir iş modeli hedefleri ile yüksek kalite standartlarında prefabrike yapılar, konteynerler ve çelik konstrüksiyon yapılar üretiyoruz. Merkezinde insan odaklı yaklaşımı, satış, pazarlama, üretim, Ar-Ge ve Ür-Ge yatırımları ile alanında üstün faaliyetler gösteren Prefabrik Yapı AŞ, yüksek teknolojili üretimin yanı sıra; planlama, tasarım, yükleme, lojistik, montaj, demontaj, bina içi tesisat, boya ve satış sonrası hizmetleri ve müşteri odaklı yaklaşımıyla ülkemizde ve uluslararası platformlarda hizmet sunmaya devam ediyor. Firma olarak sektörde öncü olmanın vermiş olduğu sorumluluk ve bilinçle her zaman daha iyiyi hedefliyor, bu yaklaşım ve anlayış doğrultusunda hareket ediyoruz. Müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın beklentilerinin ötesinde ürün ve hizmet sunarak, kalitemizden ödün vermiyoruz. Birlikte büyüyerek, birlikte gelişiyoruz.

- Yakın zamanda piyasaya sunacağınız yeni bir ürün bulunuyor mu?

TOLUNAY: Sürdürülebilir yapı malzemelerine önem veriyoruz. Ürünlerimizin iç ve dış cephelerinde Hekim Holding bünyesinde üretilen Türkiye'nin ve yakın coğrafyanın ilk otoklavlı fibercement doğal çimento levhası olan HekimBoard kullanıyoruz. Bu sayede, A1 sınıfı yanmazlığın yanında her türlü iklim bölgelerinde konforlu ve estetik çözümler üretebiliyoruz. Kaynaksız yapı teknolojisi ile yapılarımız daha uzun ömürlü oluyor. Zamanı geri getirme şansı maalesef yok. Artık büyük balığın küçük balığı yediği devir değil; hızlı balığın yavaş balığı yediği dönemdeyiz. Biz çok hızlı çözümler üretiyoruz. Dolayısıyla yapı en kısa sürede kullanıcısının hizmetinde oluyor. Şu an inovasyon çalışmalarımız devam ediyor. Sürdürülebilir bir dünya için sürekli gelişim çok önemli ve biz buna değer veriyoruz. Yaptığımız yeni sistemler, mevcut sistemlerdeki yenilikler ve sektörün beklentileri bizleri geleceğe taşıyor.

- Firmanızın gelecek dönem hedeflerini ileterek, iç pazar ve ihracat faaliyetlerinizi anlatır mısınız?

TOLUNAY: Kaynaksız yapı teknolojimiz, sıfır karbonlu Mars konteyner, kayar konteyner, katlanır konteyner, kompozit panel ile üretilen yeni nesil ön üretimli yapılar, ekolojik binalar, Steelin çok katlı hafif çelik yapı sistemleri gibi geleceğe yönelik sürdürülebilir bir üretimimiz var. Bu üretimler son yıllarda Türkiye ve dünyaya sunduğumuz yeni yapı sistemleridir. Bu ürünleri üretirken her zaman yeni yatırımlar yapmaya da devam ediyoruz. 115 ülkeye ihracatımızı; 2019 yılı ilk çeyreğinde 120 ülkeye çıkarmayı hedeflerken bir taraftan da, ekolojik sıfır karbonlu yapı sistemlerimizi dünyanın her köşesine ulaştırmayı planlıyoruz. Ayrıca Hekim Profil markamızla, endüstriyel yapılardaki galvanizli yapı çeliği miktarını artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Her geçen yıl tüketiciler prefabrike yapıları daha iyi tanıyor. Bu da doğal olarak talep artışını beraberinde getiriyor. Biz de bu taleplere cevap verebilmek için bir sanayici olarak sürekli gelişme, yenilenme içerisindeyiz. Sektöre de yol göstermek gibi bir misyonumuz olduğu için sürekli yatırım yapıyoruz, üretiyoruz ve örnek oluyoruz. Doğru yapılan uygulamalar ile sektörün önünün açık olduğunu düşünüyoruz. İç pazarda da sektörün öncü kuruluşu olarak yoğun faaliyetlerimiz devam ediyor. Hekim Holding olarak ise ihracat yaptığımız 130’dan fazla ülke var, bu daha iyi işler için bize ışık tutuyor. Fransa, İzlanda, Belçika, Almanya’nın yanı sıra; +55 derece sıcaklıktaki çöllerde de ürünlerimiz konforlu bir şekilde hizmet vermeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemlerde çok daha fazla ülkeye hizmet vererek ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam edeceğiz.

- İnovasyon ve Ar-Ge alanlarındaki çalışmalarınız nedir?

TOLUNAY: Bir Prefabrik Yapı markası olan Steelin Hafif Çelik Yapı Sistemleri sayesinde artık 3-4 katlı binalar ile sınırlı değiliz. Sekiz kata kadar çıkabilen hafif çelik yapılar inşa ederek, inovasyona dayalı bir konfor oluşturuyoruz. Kaynaksız yapı teknolojisi, poliüretan, EPS ve taşyünü dolgulu sandviç paneller, Mars konteynerleri ile sıfır karbon yapılar, Steelin ile çok katlı hafif çelik yapı sistemleri, Hekim Profil ile ezber bozan yapı profilleriyle sektöre örnek olmaya çalışıyoruz ve klasik yapı sistemlerine alternatifler üretiyoruz. Bunları yapmak için pazar araştırmaları ve pazarın beklentilerini çok iyi irdeliyoruz. Sürdürülebilirlik denince maalesef sadece çevre performansı akla geliyor. Çevresel performans, ekonomik kalkınma, toplumsal katılım aynı anda gerçekleşirse o zaman sürdürülebilir kalkınma gerçekleşmektedir. Bunun neticesinde de Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları yön kazanıyor. Endüstri 4.0’ın sadece şirketimiz için değil; ülkemiz için de fırsat olduğunu düşünüyoruz. Durumun fotoğrafını iyi çekip; yetişmiş insan gücüne ihtiyacımız olduğunu bilmeliyiz. İnsanları sadece çalışanlar olarak değil; gerçekten kaynak olarak görmeliyiz. Sadece Ar-Ge ve Ür-Ge odaklı bir inovasyona odaklı bir firma değiliz. Aynı zamanda ürün, süreç ve pazarlama inovasyonun da bütünleyici parçalar olduğunu biliyor ve ona göre yol haritamızı belirliyoruz. Faktör analizleri ile de inovasyon süreçlerinin etkilerini ölçüyoruz. Entegre tesislerimizle hammaddemizin neredeyse yüzde 90’ını kendi tesislerimizde üretiyoruz. Böylelikle malzeme temini ve kalite bizim güvencemizde oluyor, sürekli pazarın nabzını tutuyoruz. Hem ihtiyaçlara göre yeni ürün ve hizmet sistemlerini geliştiriyoruz, hem de pazara yön verecek çevre dostu yapıları pazarın hizmetine sunuyoruz. Kısacası hem pazarı dinliyor, takip ediyor hem de gerekli olduğu yerde yönlendirmemizi de yapıyoruz.

- Akıllı bina çözümleri ve teknolojileri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bu çözümlerin prefabrikasyona yansıması nasıl?

TOLUNAY: Öncelikle bir konuyu hatırlatmakta fayda görüyorum. Hazır yapılar (prefabrike yapılar) betonarme yapılara rakip değildir. Yapı sektöründe betonarmenin ayrı, çeliğin ayrı ve hafif çelik yapının ayrı yeri vardır. Biz sadece alternatif üretiyoruz. Bina ne kadar hafif olursa depreme dayanımı o kadar güçlü olur. Ülkemiz deprem bölgesi ve çelik yapılara gereğinden fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Deprem gerçeğini göz önüne alırsak maalesef sektör olması gerektiği yerde değildir. Ancak her geçen gün bizim gibi işini doğru yapan ve sürekli gelişen firmaların tanıtımlarıyla, örnek olmalarıyla sektör daha da büyüyecektir. Gelişmiş ülkelerde ön üretimli yapıları yoğun olarak kullanılıyorlar. Ülkemizde de artarak devam edecektir. Dünyamızda artık her şey mobil ve anında her türlü değişiklik yapma imkanı sağlanıyor. Prefabrik yapıları da bu şekilde düşünebilirsiniz. Prefabrik sistemler de hızlı kurulum ve sonradan değiştiriliyor olabilmesi sayesinde birçok avantaj sağlıyor. Prefabrik yapılar sürdürülebilir bir gelecek için önemlidir. Bu yapılar, Almanya-Fransa ve ABD gibi teknolojik ve ekonomik alanda lider ülkelerde yoğun olarak kullanılmaktadır. Doğru malzeme ve doğru teknikle sürdürülebilir ürünler her zaman üretilebilir ve bu sayede sürdürülebilir şehirler inşa edilebilir.