Ana Menü

ORKA Banyo, küresel marka olma yolunda ilerliyor

Banyo mobilyaları sektörünün önde gelen firmalarından ORKA Banyo, bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Türkiye’de 450’den fazla satış noktası ile 5 milyona yakın tüketiciye ulaşan ve 60 farklı ülkeye ihracat gerçekleştiren firma, son yıllarda inovasyon ve modern konularına ağırlık verdi.

Hüseyin SÖNMEZ

Banyo mobilyaları sektörünün önde gelen firmalarından ORKA Banyo, bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Türkiye’de 450’den fazla satış noktası ile 5 milyona yakın tüketiciye ulaşan ve 60 farklı ülkeye ihracat gerçekleştiren firma, son yıllarda inovasyon ve modern konularına ağırlık verdi. ORKA Banyo Mobilyaları Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yılmaz, ülkemizde yaşanan daralmaya rağmen 2018 yılında da büyümeye devam ettiklerini belirterek, 2019 yılında daha agresif bir büyümeyi hedeflediklerini söyledi.

Son teknoloji ile donatılmış modern bir üretim tesisine sahip olduklarını ifade eden Yılmaz, “Avrupa müşterilerinin beklediği kalite standartlarında, yeni global tasarımlarımızla birlikte ve bazı ülkelerin şartlarına göre özel tasarlanan ‘tailor made’ ürünlerimiz ile yeni ülkelere, yeni kıtalara açılmak gibi iddialı bir hedefimiz bulunuyor. 2019 senesinde özellikle Kanada, Amerika, Güney Afrika ve Avustralya’ya ihracat yaparak en az yüzde 50 büyümek hedeflerimiz arasında” dedi. ORKA Banyo’nun 2019 Master Collection ürünleri tüketici ve profesyonellerin beğenisine, mobilya ürün grubunda 14 seri yeni ürünü sunduğunu ifade eden Yılmaz, 2018 yılında başlattıkları banyolarda lake dönemini, ürün gamında hakimiyetini arttırarak, lake uygulamalarını 2019 yılında da geliştirmeye devam ettiklerini bildirdi. İthalatını yaptıkları Led’li aynaların fabrikalarında üretilmesine ilişkin çalışmalara yoğunlaştıklarını belirten Yılmaz, özellikle yurt içi ve dışı satışlarına katkı sağlayacak, firmalarını rekabette öne geçirecek ürün tasarım çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Yılmaz, DÜNYA İnşaat Dergisi’nin sorularını şöyle yanıtladı:

- Firmanızın kurumsal kimliği hakkında bilgi verir misiniz?

YILMAZ: ORKA Banyo olarak, fonksiyonelliği, estetiği ve şıklığı ön plana çıkararak dünya standartlarında banyo ve modüler mobilyalar üreten dinamik bir markayız. Bugün 240 kişilik kadromuz ile Düzce yerleşkesinde yer alan üretim tesisimizde 50 bin metrekare açık arazi üzerinde 22 bin metrekare kapalı alanda üretim tesisinde en son Alman ve İtalyan üretim teknolojilerini kullanarak evrensel kalitede üretim yapıyoruz. Yılda 540 bin adet banyo mobilyası üretim kapasitemizle ORKA Banyo olarak, yetkin çalışanlarımızla yurt içinde liderliğimizi sürdürürken, uluslararası alanda marka olmak vizyonu ile hareket ediyoruz. Banyo mobilyasında üstün teknolojimizi ve sıra dışı tasarım gücümüzü, profesyonel işçilik ve yılların tecrübesi ile birleştirerek müşterilerimize hızlı, kaliteli ve pratik çözümler sunuyoruz. Her bütçeye ve her mekana uygun tasarımlarımız ile yaşam alanlarına hayat vermeyi hedefliyoruz. 2008 yılında dünyanın birçok ülkesinde marka olarak tescillenen ORKA’nın tüm ürünlerinde Sanayi Bakanlığı'nca onaylı garanti belgesi bulunmaktadır. Hali hazırda "Her Aşamada Kalite" ilkesi ile hedeflerimize koşarken, tüm Türkiye'de 450'den fazla satış noktası ile 5 milyona yakın tüketiciye ulaşan ve 60 farklı ülkeye ihracat yapan bir konumda bulunuyoruz. İnovasyon ve modernliğe verdiğimiz önem ile her gün marka bilinirliğini ve pazar payımızı artırarak sektör liderliğini sürdürüyoruz. ORKA Banyo olarak ürün gamımızda C segmentinden A+ segmentine kadar tüm kitlelere hitap eden çok iddialı ürünler yer alıyor.

- Yakın zamanda piyasaya sunduğunuz yeni bir ürün, ürünler bulunuyor mu? Sektöre katkı sağladığınız ürünleriniz hakkında detay verir misiniz?

YILMAZ: Banyo ihtiyaçları için ‘A’dan Z’ye Kalite’ felsefesi çerçevesinde geliştirilen inovatif çözümler, yeni yüzeyler ve tasarımlardan oluşan ORKA Banyo 2019 Master Collection ürünleri tüketici ve profesyonellerin beğenisine, mobilya ürün grubunda 14 seri yeni ürün sunuldu. 2018 yılında başlattığımız banyolarda lake dönemini, ürün gamında hakimiyetini arttırarak, lake uygulamalarını 2019 yılında da geliştirmeye devam ediyoruz. Seramik ve taş dokular, mdf kaplama ve doğal kaplama yüzeyler, banyo ortamına uyarlanmış özel metal malzemeler ve konstrüksiyonlar, kurşun içermeyen ekolojik aynalar, dokulu ahşap desenler, masif ağaç malzemeler, naturel ve renkli seramik-mineral lavabolar ve tezgah üstü lavabo alternatifleri ile gökkuşağı etkisinde trend renkler, antrasit, vizon, beyaz ve toprak tonları, beyaz-altın-bakır kombinasyonu ile ORKA Banyo 2019 Koleksiyonu banyo yaşam alanlarına hareket getiriyor. 2019 tasarımları arasında bulunan, metalle zenginleştirilmiş akrilik lavabo ile sunulan Nest ürün serisi, 21’inci yüzyıl ürünü Tampa, Neo-klasik çizgiden vazgeçemeyenler için tasarımı ve şıklığıyla göz dolduran Dream ve Design serisi, ithal hammaddelerin kullanıldığı, daha yoğun el işçiliği uygulanan, konforun merkezinde kentli ve elegan duruşu temsil ederek ‘Gold Collection’ serisine eklendi. Sade ama kullanışlı ürünler arayanlara da ‘Silver Collection’ serisine eklenen, güncel modaya eşlik eden ürünlerle; mermerin camda yansıtıldığı ön yüzeyi ile modern yansımalara sahip Lucca ve lake gövdesi ile yalın parlaklığa, ışıklandırma sistemine sahip Lisbon ve ürün serisi, bakır alüminyum kenar bantlarına sahip Crater ile banyoda şıklıktan ödün vermeden akılcı çözümler bulundu. Modern çizgide yalın zevkleri olanlar için tasarlanmış olan ‘Silver Collection’ serisinde şık tasarımı ile Varna, kalınlaştırılmış lavabo ile sunulan depolamaya uygun ayna seçeneği ile Malta, çok amaçlı, bütünsel renk uygulaması yapılan Sidney, Canada ve Capetown serileri ile daha net çizgileri tercih edenler için modern fonksiyonel ama şık ve kullanıcı dostu tasarımlar sunuldu. Bronze Collection ürün serisinde yer alan ve banyo yaşam alanları için tasarruflu çözümler sunan işlevsel Panama ürün serisi, tamamlayıcı boy dolabı ile ekstra depolama alanı sağlıyor. ORKA Banyo standında ayrıca, dar alanlarda açık rengi ile küçük banyoların daha ferah görünmesini sağlayan işlevsel ve estetik Aydos modeli de sunuldu. Bu yıl UNICERA Fuarı’nda banyo tamamlayıcı ürünleri markası ORKA Plus’ın Batarya grubunda Nest ürün serisi ile duş seti ve aksesuar grubunda Zeugma ürünleri büyük beğeni topladı. Zenginleştirilen raf sistemleri de ilgi odağı oldu. Ürün gruplarına banyo modasına uygun şekilde yeni katılan bakır rengi için alınan tepkiler, 2019 koleksiyonunda bu rengin en çok talep görecek renkler arasında yer alacağına işaret ediyor. Asaleti temsil eden siyah renge banyo aksesuarlarında geniş yer veren ORKA Banyo, ayrıca modern ve klasik tarzda raf üniteleri ile de banyoların havasını değiştirmeye devam ediyor.

- ORKA Banyo, 2018’de nasıl bir performans gösterdi? 2019 yılıyla ilgili hedefleriniz ve yılsonu öngörünüz neler?

YILMAZ: Dünyada ve ülkemizde 2018 yılı zor geçen bir yıl oldu. Sektörümüze olan yansımaları açısından ihracat yapılan birçok ülkede sosyal ve ekonomik sorunlar meydana geldi. Ülkemizde de genel seçim, dövizde dalgalanmalar ve güneyimizde verilen askeri mücadele gibi ekonomiyi olumsuz etkileyen durumlar yaşandı. Üretici ve satış noktaları anlamında da güçlü firmaların ayakta kaldığı, zayıf yapıların elendiğini gözlemledik. Perakende satışları, ticari toplu işlere göre azalırken, büyük inşaat projelerindeki durgunluk kayda değer şekilde hissedildi. Son çeyrek dönemde mobilyaya özel yapılan KDV indirimi teşvik uygulaması, “Enflasyonla Mücadele” indirimleri ile yenileme pazarı dönemi hareketlendirse de, yine de beklenen etki görülmedi. Firmamız özelinde tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen 2018 yılında da büyümeye devam ettik. Özellikle ülke hedeflerimize de paralel şekilde, yurt dışı satışlarımızda döviz kurlarının da etkisiyle yüksek ivmelenme elde ederek, ihracatın toplam satışlarımızdaki payını ciddi şekilde arttırdık. Yurt dışında yeni ülkelerde ürünlerimizin satışı gerçekleşirken, yurt içinde münhasır satış noktalarımıza hedeflediğimiz yeni iş ortakları ekledik. 2018 Master Collection ürünleri reyonlarda yerini aldı ve nihai tüketici tarafından kabul gördü. Verimlilik esaslı fabrikada norm kadro çalışmaları yapıldı. Tüm kadro için profesyonel yetkinlik analizi uygulamasına paralel performans yönetim sisteminde yazılım üzerinden takip sistemi kuruldu. Çok önemli olan insan kaynağımızın verimliliğine yönelik çalışmalar yapıldı. Yatırımlar makine teçhizat, sistem ve pazarlama konularında da agresif şekilde devam etti. 2021 vizyon çalışmasında belirlediğimiz hedeflere ulaşmak adına 2019 yılı için bütçemizi oluşturduk. Stratejilerimiz için uygulamamız gereken projeler de saptandı. Yeni dönemde de, her zaman olduğu gibi, yeni ülke ve yurt dışı pazarlarına yönelik çalışmalara daha fazla hız vereceğiz. Hedeflediğimiz pazarlara uygun marka ve yeni ürün çalışmalarımız olacak.

- Son yaptığınız yatırımlardan bahseder misiniz? Önümüzdeki dönemlerde yeni yatırımlarda bulunacak mısınız?

YILMAZ: Vizyonumuz uluslararası alanda marka olmak. 2021 hedeflerimize ulaşma noktasında 2019 bütçemiz mevcut. Stratejilerimize yönelik projelerimizi başlattık. 20’den fazla farklı alanlarda proje çalışmamız var. Altı adet proje fabrika süreçlerine ait. Örneğin, bir tanesi montaj verimliliği. Gelecek yıl daha entegre bir yapı oluşturabilmek üzere ERP yatırımı ile birlikte, yatırımlarımıza devam edeceğiz. Ürün kalitesini arttırmak ve sıfır hata ile ürün üretmek için üretim sahamızda hurda ve firelerimizi yönetmeyi geliştiriyoruz. Üretim sahasında dijital dönüşüm imkanları ile birlikte önemli noktalarda kalite kontrol olanaklarından etkin faydalanıyoruz. Paketleme hattında ise kalite kontrol onayı olmadan ürünlerimizin geçişine izin vermiyor durumdayız. Bu imkanlar ile tüm çalışanlarımızda kalite algısını güçlendiriyoruz. 2018 yılı içerisinde 5 eksen CNC makineleri ve bantlama makineleri ile üretim caddeleri oluşturduk ve kapasitemizi arttırdık. Bulut sistemler, internet yedekliliği, MSTR raporlama konularındaki sistem yatırımları ile performans yazılımları ve kapasiteye yönelik norm kadro çalışmaları ile insan kaynakları tarafında yatırım yaptık. Mevcut yapılarımız üzerinde de iyileştirmeler gerçekleştirdik. Ortak raporlama ve yönetime veri akışını sağlamayı hedeflediğimiz bu sistemlerin tüm süreçleri kapsar hale gelmesini sağlayacağız. CRM ürünümüzü çalışanlarımızın yanı sıra müşterilerimize de fayda sağlayacak hale getirme noktasında da önemli aşamalar kaydettik. Müşteri tarafında yaptığımız sistemsel çalışmaları tedarik zinciri boyutuna da taşıyacağız. Performans sistemini de yazılım üzerinden takip etmek üzere çalışmamızı tamamlamak suretiyle bu yılın gerçekleşmelerini takip etmede ve gelecek yılın hedeflerine hizmet eder hale gelmesi noktasında işletim sağlayacağız.

- Ar-Ge çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

YILMAZ: Yeni ürün ve revizyon oluşturma sırasında reçete süreçlerini hızlandırmak ve hatasız reçete oluşturmak için sistem çalışmaları yapıyoruz. İmos programını aktif kullanarak dosyayı sistemden direkt makineye aktarmak suretiyle el değmeden hatasız üretim için zemin oluşturuyoruz. Yine üretim caddelerinde bulunan Trip programına çizimleri yükleyerek kağıt israfını ortadan kaldırdığımız gibi, dosya karışması gibi ihtimallerin ve diğer istenmeyen durumların oluşumuna engel oluyoruz. Ar-Ge olarak sistemde kullanılan kod yapısını Endüstri 4.0 hazırlıkları projeleri kapsamında yeniden yapılandırıyoruz. Yine ithalatını yaptığımız ve satın alım gerçekleştirdiğimiz Led’li aynaların fabrikamızda üretilmesine ilişkin çalışmalarımız mevcut. Özellikle yurt içi ve yurt dışı satışlarımıza katkı sağlayacak, firmamızı rekabette öne geçirecek ürün tasarım çalışmalarımız da daimi iş planımızın içinde mevcut.

- İç pazar ve ihracat faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz?

YILMAZ: İç pazarda 2018 yılında satış noktalarımıza özellikle A segmenti bayiler ekledik. Münhasır bayi sayımız gün itibariyle 189’dur. Ürünlerimiz tüm Türkiye’de 470 satış noktasında tüketiciyle buluşuyor. 2019 yılında pazarlama faaliyetlerinde tanıtıcı broşür, iç reklam çalışmalarına ağırlık vereceğiz. Bizim ana pazarımız başta Al manya olmak üzere Avrupa ve Orta Doğu ülkelerinden oluşuyor. 2018 senesini yüzde 40 büyüme ile kapattık. Özellikle, Avrupa’daki satışlarımızı ciddi oranda artırdık. Avrupa’da dünyanın en büyük yapı marketleri ile çalışıyoruz. Hali hazırda çalıştığımız DIY marketler hariç, başta Avrupa ülkelerinden olmak üzere yeni marketler ekledik. 2019 da daha bir çok iş geliştireceğimiz marketler bulunuyor. 2019 senesinde Avrupa’da daha çok büyümeyi öngörüyoruz. 2018 senesinde Afrika ülkelerinde de büyümek stratejimizdi ve geçen sene Tanzanya ve Kamerun’u ekledik. Ayrıca Tacikistan, Macaristan, İngiltere, Letonya, İsviçre, Yunanistan, Mısır ve İran 2018 senesinde portföyümüze kazandırdığımız yeni ülkeler oldu. 2019 senesinde daha agresif bir büyümeyi hedefliyoruz. Bunun için fabrika tarafında bütün yatırımlarımızı tamamladık. Avrupa müşterilerinin beklediği kalite standartlarında, yeni global tasarımlarımızla birlikte ve bazı ülkelerin şartlarına göre özel tasarlanan “tailor made” ürünlerimiz ile yeni ülkelere hatta yeni kıtalara açılmak gibi iddialı bir hedefimiz bulunuyor. 2019 senesinde özellikle Kanada, Amerika, Güney Afrika ve Avustralya’ya ihracat yaparak en az yüzde 50 büyümek hedeflerimiz arasında.

- Sektörünüzü değerlendirir misiniz? 2019 yılında sektörünüzün gelişimini nasıl öngörüyorsunuz?

YILMAZ: Banyo mobilyaları sektörü yeni gelişen ve kendi içinde yeni yatırımlar yapılan bir konumda bulunuyor; ancak merdiven altı üretici sayısı da hayli fazla. Son dönem ekonomide meydana gelen dalgalanmalardan en çok etkilenen kesim de bu üreticiler aslında. Bu bağlamda, ürün-hizmet-kalite üçgeninde üretim yapan ve kurumsal oluşumunu tamamlayan firmalar öne geçecektir, böylece zamanla haksız rekabette de istenilen noktaya gelinecektir. Banyo mobilyaları sektörü yapı sektörü ve mobilya sektörü ile girift bir konumda olduğu için ürün çeşitliliğinin fazla olması gerekiyor. Banyoda kullanılan seramiklerin banyo dolaplarında kullanılan ahşabın rengi ile uyumu ya da lavabonun dolabın ahşap modeli ile uyumu, ölçü alternatifleri gibi bileşenler nihai tüketicilerin talep ettikleri ürün alternatiflerinin çeşitli olmasını gerektiriyor. Bu durum da sektördeki oyuncuların hem çok çeşitli, hem de adet olarak fazla sayıda ürünü stokunda tutmasını gerektiriyor. Ürünler zaman içinde merdiven altı üreticiler tarafında rahatlıkla taklit ediliyor ve haksız rekabet ile karşı karşıya kalınıyor. Aynı şekilde, denetimlerin yetersiz oluşu işine yatırım yapmayan firmalar ile aynı pazarda yer alınmasına sebep oluyor. Mobilya yan sanayinin yetersiz olması ile uygun tedarikçi seçimi yapılamaması, kalifiye olmayan insan gücü, sektörel birliğin olmaması, yurt dışından ithal olan hammadde ve yarı mamul fiyatlarının dövizdeki artışa bağlı olarak anlık fiyat artışları ve TL cinsinden olan satış fiyatlarında artış yapılamaması gibi sorunlar da sektörün verimliliğini düşürüyor. Tüm bu sorunlara karşın, sektörel birliğin seramik ve mobilya üreticileri ile birlikte sağlanmasının bir çözüm olabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca, ilgili meslek liseleri ve üniversiteler ile iş birliği yapılarak gerekli kalifiye insan gücünün sağlanabileceğine inanıyoruz. Son olarak da devletin denetimlerini artırarak kaçak işçileri, gayri resmi faaliyet gösteren firma ve atölyeleri tespit ederek sektördeki haksız rekabetin önüne geçilebileceğini ve mobilya sektöründe olduğu gibi sektörün sorunlarını ve çözüm önerilerini içeren çalıştaylar düzenlenebileceğini düşünüyoruz. Her şeyden önce halen resmi kurumlarda diğer mobilya olarak tanımlanan ve mutfak mobilyalarının alt grubu olarak izlenen banyo mobilyalarının kendi adı ile banyo mobilyaları olarak ayrı bir kategori olarak takip edilmesini temenni ediyoruz. Bir yandan da firma olarak üzerimize düşen kalite, hizmet ve satış sonrası konularının tüketici nezdinde farkındalığını artırmaya yönelik, bu konuda toplum bilinci oluşturmaya ilişkin çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Son olarak da sektörün toplamda pazar payının ve farkındalığının arttırılması amacıyla tanıtım seferberliğine gidilmesinin de faydalı olacağı inancında olduğumuzu belirtmek istiyoruz. İnşaat sektöründeki durgunluk ekonomik göstergelere paralel olarak sürse bile, yenileme pazarını canlandırmak üzere üreticiler olarak çeşitli kampanya ve aksiyonlarla arz talep dengelerini birbirine uyumlu hale getirmek üzere çalışacağız.