Ana Menü

Mercedes-Benz Türk, araç sistemlerini dijitalleştiriyor

Mercedes-Benz Türk Kamyon Satış ve Pazarlama Direktörü Bahadır Özbayır, “Bugün Türkiye’de her üç kamyondan ikisini ve her iki otobüsten birini Mercedes-Benz Türk üretiyor” dedi.

Gamze ÇALIŞKAN

Bu yıl Türkiye’deki varlığının 50’nci yılını kutlayan Mercedes-Benz Türk, istihdam, üretim ve ihracat yatırımlarına devam ediyor. Mercedes-Benz Türk Kamyon Satış ve Pazarlama Direktörü Bahadır Özbayır, “Bugün Türkiye’de her üç kamyondan ikisini ve her iki otobüsten birini Mercedes-Benz Türk olarak biz üretiyoruz” dedi.

Türkiye’den 70’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Özbayır, ihracatlarını 1 milyar avronun da üzerine çıkarmayı amaçladıklarını kaydetti. İnsana, teknolojiye, dijitalleşmeye ve ürünlere önemli yatırımlar yaptıklarını ifade eden Özbayır, “Son beş yılda artık sadece ürün değil; hizmet ihracatına da başladık. Hem IT hem Ar-Ge hizmetlerimizi bugün tüm dünyaya ihraç eder duruma geldik. Hedefimiz, Türkiye’deki yatırımlarımızı sürdürmek, daha fazla ‘knowhow’ üretip ihraç etmek” diye konuştu.

Dijitalleşmeye odaklandıklarını dile getiren Özbayır, tamamen bir Mercedes markası olan Fleet-Board ile araçlara telematik desteği vermek üzere çalışmalara devam ettiklerini belirtti. Özbayır, Uptime sistemi ile de araçların izlenerek arızaların oluşmadan uyarılmasını sağlayacaklarını vurguladı. Özbayır, inşaat kamyonuna yeni bir soluk kazandırdıklarını ve yaptıkları her yenilikle ön plana çıktıklarını belirterek, “İnşaat kamyonuna ayrı bir isim verdik, Arocs. Mercedes-Benz Arocs inşaat serisi tüm özellikleriyle pazarda ön plana çıkıyor” dedi. Sektör değerlendirmesi yaparak, “Bu yıl tahminlerimiz çıkarsa inşaat kamyonu pazarı Türkiye’nin gördüğü en yüksek seviyeye gelmiş olacak” diyen Özbayır, DÜNYA İnşaat Dergisi’nin sorularını şöyle yanıtladı:

 

- Bahadır Özbayır’ı tanıyabilir miyiz? Mercedes ile tanışmanız nasıl oldu?

ÖZBAYIR: İzmirliyim ve İzmir Ege Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunuyum. Mezun olduktan sonra, devlet bursu kazanarak Almanya’ya eğitime gittim. Oradaki eğitimimi bitirip döndüğümde devlet kurumunda kısa bir tecrübe edindim. Sonrasında bu görevimden ayrılıp, 1984 yılında o zamanki ismi Otomarsan olan Mercedes’e geldim. Aksaray fabrikasının kuruluşunda proje mühendisi olarak Mercedes ile çalışmaya başladım. Daha sonra controlling bölümünde uzun yıllar çalışıp, 1998 senesinde kamyon satış pazarlama bölümüne geçtim. O gün bu gündür de görevime devam ediyorum.

- Mercedes-Benz Türk’ün ortaklık yapısından söz eder misiniz?

ÖZBAYIR: Mercedes-Benz Türk ortaklığı bugün; Overseas Lending Corporation, Koluman Holding AŞ, Daimler, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni Güçlendirme Vakfı’ndan oluşuyor. Daimler’in Mercedes-Benz Türk sermayesindeki payı yüzde 67’dir. Yüzde 100 yabancı sermayeli bir kurum değiliz, yerli kökenimiz geniş. 1990 yılanda Mercedes-Benz Türk adını aldık ki, ‘Türk’ adını almak kolay değildir.

- Mercedes-Benz Türk’ün ülkemizdeki 50 yılını değerlendirir misiniz? Gelecek dönem için yol haritanız nasıl olacak?

ÖZBAYIR: Mercedes-Benz Türk olarak 50 yılda pek çok ilke, yeniliğe, başarıya ve rekora imza atarak sektörde öncü ve lider olduk. Kuruluşumuzdan bu yana üretime aralıksız devam ederek, ülkemizin ekonomisine ve geleceğine katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz. Aksaray Kamyon Fabrikası ve İstanbul Hoşdere Otobüs Fabrikamızda ürettiğimiz otobüs ve kamyonlar, 70’den fazla ülkeye ihraç ediliyor. Bugün Türkiye’de her üç kamyondan ikisini ve her iki otobüsten birini Mercedes-Benz Türk olarak biz üretiyoruz. 1 milyar avroyu aşkın yatırımımızla Türkiye’nin en büyük yabancı sermayeli şirketlerinden biri olarak, otomotiv sektöründe vergi rekortmenliklerimiz mevcut. Özellikle son dönemde insana, teknolojiye, dijitalleşmeye ve ürünlerimize önemli yatırımlar yapıyoruz. Bu dönemde neredeyse tüm ürün gruplarımızda, ürün portföyümüzü baştan aşağı yeniledik. Gelecek dönem için yol haritamız bugüne kadar olduğu gibi; Türkiye’deki yatırımlarımızı sürdürmek, daha fazla ‘know-how’ üretip ihraç etmek. Hedefimiz; yatırımımızı, istihdamımızı, üretimimizi ve ihracatımızı artırmak yönünde. Yeni yatırımlarımızla özellikle kamyon üretimimizi ihracat pazarlarına yönelik artırıyor ve bu sayede mevcut ihracatımızı 1 milyar avro civarından daha yükseltmeyi amaçlıyoruz. Tesislerimize ve çalışanlarımıza yatırım yapmaya devam ediyoruz. Fabrikamızda çalışan sayısını bin 200 ilave ile üç bine çıkarmayı hedefliyoruz. Mayıs ayında temelini attığımız yeni Ar-Ge merkezimize yeni mühendisler dahil edeceğiz. Bunun dışında birçok alanda da motivasyonu yüksek, yenilikçi çalışanları şirketimize kazandıracağız.

- İnovasyon ve teknoloji alanındaki yatırımlarınız ve ürünlerinizdeki farklılıklar neler?

ÖZBAYIR: Ağır ticari araçlarda yıllardır devam eden pazar liderliğimizi günümüzde binek araçlarda da karşılaştırmalı sınıfta liderliğimizle perçinledik. Son beş yılda artık sadece ürün değil, hizmet ihracatına da başladık. Hem IT hem Ar-Ge hizmetlerimizi bugün tüm dünyaya ihraç eder duruma geldik. Kamyon, otobüs, hafif ticari araç ve binek araç kategorilerinde Daimler dünyası içerisindeki bağlarımızı ve etkimizi güçlendirdik. Artık Türk mühendislerinin dünya otomotiv sektöründe global projelerde görev almalarını sağlıyoruz. Tüm süreçlerimizi elden geçirip, katma değer ve fayda getirecek konularda dijitalleşmeye yöneldik. Yeni neslin ekibimize katılımıyla mevcut Mercedes-Benz Türk kültürünü daha da dinamik hale getirdik ve dijitalleşmeyi odağına alan bir değişim geçirdiğimiz şüphesiz. Artık sensörler, mobil cihazlar ve uygulamalar dünyasına girdik. Telematik dünyası da denilebilen bu yeni dünyada bugüne kadar elimizde olmayan verilere ulaşabileceğiz. Uptime dediğimiz yeni sistemimiz ile kamyonların izlenerek, arızaların daha oluşmadan uyarılmasını sağlayacağız. ‘Önleyici bakım’ dediğimiz bu sistemle aracın her yerine yerleştirilirmiş duyargalar ile oluşabilecek hatalar bizdeki sunucu adresimize gelecek ve bizler de araç sahiplerini uyararak, ‘aracınızda şu arızanın olma riski var’ diyeceğiz. Böylelikle arıza oluşmadan önlem alınabilecek. En yakın bayilerimize yönlendirme ve arıza bilgisi iletilip, gerekli hazırlıkların yapılmasıyla büyük zararları bile önleyebileceğiz. Bunlara ek olarak, ıssız bir bölgede yolda kalmış müşterimize sanal gerçeklik üzerinden talimatlar ile yardımcı olabilmek çok önemli bir değer. Tamamen bir Mercedes markası olan FleetBoard ile araçlarımıza telematik desteği vermek üzere çalışmalarımız devam ediyor. Belki önümüzdeki dönemlerde araçlar kendi kendilerini tamir edebilecek. Biz de Mercedes-Benz Türk olarak bu konulardaki çalışmalarımızı son derece önemsiyoruz.

- Aksaray fabrikanızdaki üretim faaliyetlerinizden söz eder misiniz?

ÖZBAYIR: Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen çeşitli tonajlardaki kamyonlarımız ile Türkiye’nin ihtiyacı olan ürünleri sunuyor, 6 ton ve üzeri Türkiye kamyon pazarında liderliğimizi uzun yıllardır sürdürüyoruz. 1986 yılından bu yana 230 bin adedin üzerinde kamyon üretimine ve 37 binin üzerinde kamyon ihracatına imza attık. Bugüne kadar 414 milyon avro yatırım yapılan fabrikamızın 2018 yılına kadar sürecek 113 milyon avroluk yatırım ile kapasitesini ikiye katlanması planlanıyor. Ayrıca 8.4 euroluk bir yatırımla Aksaray’a Ar-Ge merkezi kuruyoruz. Mercedes-Benz dünyasının belirli komponentleri artık sadece Türkiye’de gerçekleştiriliyor. Türkiye’deki tüm iklim ve coğrafi koşulların denemelere uygun olduğunun belirlenmesiyle, Mercedes-Benz dünyasının kamyon testleri de artık Türkiye’de yapılıyor.

- Mercedes-Benz Arocs’un kullanım alanları ve özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

ÖZBAYIR: Arocs, tepeden tırnağa inşaat sektörünün beklentilerini karşılayacak bir uzman olarak geliştirildi. Kabin, motor ve çekiş tipinin yanı sıra tekerlek çeşitliliği sayesinde her türlü görevin üstesinden geliyor. Türkiye’de 2016 yılında piyasaya sürülen Arocs; pratiklik, verimlilik, güvenlik ve konfor noktasında standartları yeniden belirledi. Mercedes-Benz Arocs çekici grubunda tek yataklı uzun kabin Arocs 1842 LS, artırılmış yaklaşma ve uzaklaşma açıları, karın boşluğu, mukevemetli şasisi ve dört körüklü arka aksıyla şantiyeler için geliştirildi. Yataksız kısa kabin Arocs 1942 LS, çift güç çıkışı ile hem damper treyler hem de mikser treylerleri aynı araçla kullanmayı mümkün kılıyor. Çift yataklı uzun kabinli Arocs 3342 S, hem low bed treyler, hem damper treyler hem de mikser treylerleri aynı araçla kullanmaya imkan tanıyor. Yataksız kısa kabinli Arocs 3351 S ise, yüksek hacimli damper kullanımı ile şantiye ve maden sahalarında gerekli olan gücü sağlarken verimliliği artırıyor. Mercedes-Benz Arocs inşaat grubu araçları damper, mikser ve pompa üstyapılarıyla şantiye ve dekapaj alanlarında ve hazır beton taşımacılığında kullanılıyor. Kesintisiz delikli profili sayesinde, çok çeşitli üstyapıların kolaylıkla monte edilmesine imkan tanıyan yeni ve mukavemeti artırılmış şasisi, Arocs kamyonunun gücüne güç katıyor. Damper kullanımına uygun Arocs 3332 K, 3342 K, 4142 K, 4145 K, 3242 K ve 2032 K araçlar; mikser kullanımına uygun Arocs 3332 B, 3342 B, 4142 B ve hafifletilmiş mikser 3236 B araçlar sayesinde tüm inşaat uygulamalarına uygun bir Mercedes-Benz Arocs mutlaka bulunuyor. Mercedes-Benz Arocs inşaat kamyonlar, kurtarma modu sayesinde engelleri aşıyor ve inşaat alanına konfor getiriyor. Hidrolik Servotwin direksiyon sistemi ile hassas manevra mümkün oluyor ve Turbo Retarder Kavrama ile yüksek tonajlı yüklerle yumuşak ve aşınmasız kalkış sağlanıyor. Bu özelliklerle Mercedes-Benz Arocs inşaat serisi pazarda ön plana çıkıyor.

- İnşaat grubunuzun sektör içindeki payı nedir? Sektörünüzü nasıl değerlendiriyorsunuz?

ÖZBAYIR: Eylül sonuna kadar inşaat araçları grubunda bin adet aracın üzerinde bir satışımız mevcut. Bu, satışlarımızın yaklaşık yüzde 50’sinin inşaat grubu araçlarından oluştuğu anlamına geliyor. Geçtiğimiz yıl 6 ton ve üzeri 20 - 21 bin civarında bir pazar gerçekleşti. Bunun 8-9 bini de bizim satışımızdır. 2016’da 3 bin 850 adet inşaat kamyonu sattık. Hem çekici de hem inşaat kamyonunda lideriz. Bu yılda hemen hemen aynı sevilerde gerçekleşir. Bizim satışlarımız da geçen yılın biraz üzerinde olur. Normal bir yılda Türkiye’de 6 ton ve üzeri pazarda pazarın yüzde 50’sini çekiciler, yüzde 18 - 20 kadarını inşaat kamyonları, geri kalanları da yol kamyonları, hafif kamyonlar vs. oluşturuyordu. Son iki yılda bu durum değişti. Çekici pazarında yüzde 25 - 30’lara kadar düşen bir oran var. İnşaat kamyonu pazarı da yüzde 40’lara kadar çıktı. 2016 yılında bir önceki yıla göre pazar yüzde 50 daraldı. Fakat burada çekicinin payı azalırken inşaat kamyonunun payı arttı. Bunun sebebi uluslararası nakliye çok zayıf, yenileme yatırımları ve kapasite artırımı yatırımı yapmıyorlar. Yurt içi nakliyede de Türkiye’deki altyapı ve inşaat çalışmaları nedeniyle çekiciler dahi inşaat faaliyetlerinde kullanılıyor. Nispi olarak inşaat kamyonlarının ağırlığı artmış durumda. Yılsonu tahminlerimiz çıkarsa inşaat kamyonu pazarı Türkiye’nin gördüğü en yüksek seviyeye gelmiş olacak. İleriye bakacak olursak pazarda kısa vadede inşaat sektörünün lokomotif sektör kalacağını düşünüyoruz. Orta-uzun vadede karayolu taşımacılığının odak olacağı ülke, Türkiye. O nedenle sektörümüzün önü açık. Mercedes-Benz Türk’ün bu sektör ve ülkeye inancı tam, üretim ve satış ile ilgili aktivitelerini her zamanki şekilde devam ettiriyor. Türkiye’ye yapılan yatırımlar 1 milyar euroyu buldu. Türkiye’de yaşanan tüm krizlere rağmen yatırımlarımıza devam ettik. Uzun vadeli düşünen bir şirketiz, geleceğe bakıyoruz. Çalışanlarımızdan, kullanıcılarımıza, ikinci elden yan sanayilerimize kadar sorumluluklarımız var. İddiamız sorumluluğumuzdan geliyor.