Ana Menü

İzocam, beş yılda ihracatını 150 milyon doların üzerine çıkaracak

Yalıtım sektörünün öncü firmalarından İzocam, bu yıl 400 milyon TL’nin üzerinde ciro hedefliyor.

Gamze ÇALIŞKAN

İzocam Genel Müdürü Levent Gökçe, fabrikalarında kapasite artırımı ve modernizasyon yatırımları gerçekleştireceklerini belirterek, “Hat kapasitelerimizi artırmayı, mevcut tesislerde modernizasyon yatırımları ve maliyet düşürücü, verimlilik artırıcı yatırımlar ile daha ekonomik üretimlerin yapılmasını planlıyoruz. Önümüzdeki beş yıl içinde ise kapasite artışı ve modernizasyon nedeni ile yaklaşık 200 milyon liralık yatırım yapmayı planlıyoruz” dedi. İhracatta ise yeni pazarlar geliştirme çalışmaları yaptıklarını dile getiren Gökçe, özellikle son iki yılda odaklandıkları Orta Afrika ülke pazarlarında çalışmalar sürdürdüklerini kaydetti. 46 ülkeye ihracat yaptıklarını ve komşu ülkeler öncelikli olmak üzere 20 ülkede yerleşik bayilerinin yer aldığını ileten Gökçe, önümüzdeki beş yılda ihracat rakamlarını toplamda 150 milyon doların üzerine çıkarmayı planladıklarını vurguladı. Son dönemde, yüksek enerji verimli ürünlerin yanı sıra yangın güvenliğine de odaklandıklarını kaydeden Gökçe, geri dönüşümlü malzemelerden üretilen İzocam Ara Bölme Levhası’nı piyasaya sunduklarını anımsatarak, “A1 sınıfı yanmaz özelliği sayesinde olası yangınlarda zaman kazandırıyor. Sandviç panel ürünlerimize baktığımızda ise İzocam Tekiz ürünleri yangın güvenliği konusunda etkili çözümler sunmak üzere tasarlandı. İki metal arasında dolgu olarak ‘A1’ yanmazlık sınıfındaki camyünü ve taşyünü tabakası bulunan Tekiz ürünleri yüksek yangın güvenliği sağlıyor” ifadelerinde bulundu. Gökçe, İzocam’ın faaliyetleri ve sektörün gelişimine yönelik DÜNYA İnşaat Dergisi’nin sorularını şöyle yanıtladı:

- İzocam'ın kurumsal kimliği ve vizyonu hakkında bilgi verir misiniz?
GÖKÇE: Türkiye’de yalıtımın tarihini başlatan firma olarak, kurulduğumuz günden bu yana sadece pazara ürün sunmayı değil, yalıtım konusunda toplumumuzu bilinçlendirmeyi, enerji tasarrufu sağlamayı ve enerji verimliliğini artırmayı ilke edindik. Bu nedenle çalışmalarımızı tamamen sosyal sorumluluk anlayışıyla gerçekleştirdiğimizi söyleyebilirim. Sunduğumuz ürünlerin sertifikasyonlarını tamamlamaya, uluslararası standartlara uygun üretim yapmaya, ürünlerimizin doğa ve çevre dostu olduklarını belgelendirmeye her zaman özen gösteriyoruz. 50 yılı aşkın süredir ürettiğimiz tüm yalıtım ürünleriyle 650 milyon ton karbondioksitin atmosfere salımını önledik ve bu sayede ülke ekonomisine 50 yılda, 110 milyar dolarlık enerji tasarrufu sağladık. Sektörü desteklemek ve nitelikli iş gücünün artmasını sağlamak amacıyla da sektör çalışanlarına yönelik çeşitli eğitimler sunuyoruz. Mesleki Yeterlilik Belgesi (MYK) eğitimi de bunlardan biri. 2004 yılında başlattığımız yalıtım usta eğitimlerini bugün de ‘MYK Eğitimleri’ adı altında sürdürüyoruz ve bugüne kadar binin üzerinde ustaya ısı, ses, yangın ve su yalıtımı alanında mesleki bilgi ve becerilerini geliştiren, doğru yalıtım uygulamalarının anlatıldığı; ustaların niteliklerini yükselten ücretsiz ve uygulamalı eğitimler vermenin gururunu yaşıyoruz. Ayrıca enerji verimliliğine yönelik ücretsiz ve sertifikalı eğitimler düzenledik. Sağlanan eğitimler kapsamında, bugüne kadar 20 bin 270 kişiye 44 bin 932 adam/gün eğitim olanağı sunduk. Her yıl bayi ve bayi müşterilerine yönelik ‘İzodemi’ eğitimleri düzenliyoruz. Eğitimler her yıl farklı bir temayla gerçekleştiriliyor. Bu eğitimler sayesinde bayiler, gelişen ve değişen teknolojiden, reklam ve pazarlama faaliyetlerinden de haberdar olabiliyor. İzodemi eğitimleri sayesinde bölgesel pazarlama faaliyetleri aktif olarak yürütülebiliyor. İzodemi’de bugüne kadar 148 eğitim gerçekleştirerek 3 bin kişiye ulaştık.


- Gelecek dönem hedef ve yatırım planlarınızı iletir misiniz?
GÖKÇE: Sürekli büyüme ve pazar liderliğimizi koruma hedefimizi önümüzdeki yıllarda da devam ettireceğiz. Bu yıl 400 milyon TL’nin üzerinde ciro hedefimiz var. Ek olarak hat kapasitelerimizi artırmayı, mevcut tesislerde modernizasyon yatırımları ve maliyet düşürücü, verimlilik artırıcı yatırımlar ile daha ekonomik üretimlerin yapılmasını planlıyoruz. Önümüzdeki beş yıl içinde ise kapasite artışı ve modernizasyon nedeni ile yaklaşık 200 milyon liralık yatırım yapmayı planlıyoruz. İhracatta ise yeni pazarlar geliştirmeye devam edeceğiz. Özellikle son iki yılda odaklandığımız Orta Afrika’daki Gana, Sudan, Etiyopya, Nijerya gibi pazar arayışlarımız devam edecek. Kuzey Afrika ülkelerine Fas, Tunus ve Cezayir vb. yeni bayilikler vermeye devam edeceğiz. Azerbaycan ve Gürcistan gibi ülkelerde tanıtım faaliyetlerimiz artacak. 2017 yılında yine yalıtım bilincini artırmaya yönelik eğitimlerimize, reklam ve iletişim faaliyetlerimize devam edeceğiz. Önümüzdeki beş yılda ihracat rakamımızı toplamda 150 milyon doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Şu anda toplam yalıtım pazarı içerisinde yüzde 20’nin üzerinde bir payımız bulunuyor. Ancak mineral yünlere baktığımızda taşyününde yüzde 30, camyününde ise yüzde yüzde 50’ye yakın oranda bir pazar payına sahibiz. İhracat pazarında ise ülkemiz dışında 20 yerleşik bayi ile çözüm sunuyoruz. Bugüne kadar 100’ün üzerinde ülkeye ihracat yaptık. İzocam’ın ihracatı 700 bin metreküpü aşıyor. Son dönemde ihracat faaliyetlerimizi Orta Doğu ve Asya ülkelerine odaklı olarak gerçekleştirdik. İzocam’ın 2016 yılı satışlarının 62,5 milyon TL’lik kısmını ihracat oluşturdu. İhracat tarafındaki bu başarılarımız yıllardır ödüllendiriliyor. 2012 yılında Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri (OAİB) Genel Sekreterliği tarafından düzenlenen Başarılı İhracatçılar Ödül Töreninde Tesisat Sistem ve Elemanları, 2011 Yılı En Fazla İhracat Yapan Firma kategorisinde ‘İhracat Birincilik Ödülü’ almaya hak kazandık. 2014, 2015 ve 2016 yıllarında gösterdiğimiz başarı da; her yıl ödüle layık görüldü. ‘Başarılı İhracatçılar’ ödüllerini veren İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) tarafından, son üç yıldır Yalıtım Malzemeleri kategorisinde birincilik ödülüne layık görülüyoruz. Yine geçtiğimiz sene Dünya Gazetesi’nin düzenlediği ‘İhracatın Yıldızları-Teşvik Ödülleri’ kapsamında ‘Sürdürülebilirlik İçin Çözüm Üreten İhracat Özel Ödülü’nü almaya hak kazandık.
- Ağırlıklı olarak hangi bölgelere ne tür ürün satışları gerçekleştiriyorsunuz?
GÖKÇE: Balkanlar, Türki cumhuriyetler, Orta Doğu, Afrika başta olmak üzere ihracat yaptığımız 46 ülke bulunuyor. Komşu ülkeler öncelikli olmak üzere 20 ülkede yerleşik bayilerimiz yer alıyor. İhracat yaptığımız ülkelerden yoğunlukla bina ve sanayide kullanılan ürünlerin talebi geliyor. Bunun yanı sıra Orta Doğu’da da en önemli üretici konumunda olduğumuz iklimlendirme sektörüne yönelik de ürünler ihraç ediyoruz.


- İnovasyon, Ar-Ge ve teknolojik alanlarındaki çalışmalarınız nedir?
GÖKÇE: Birlikte olduğumuz ISOVER’in deneyimlerinden faydalanarak, son teknoloji üretim yöntemlerini ülkemize taşıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımız doğrultusunda yeni ürünler ekliyor; yalıtım ile ilgili tüm ihtiyaçlara cevap verebilen güçlü bir marka olma özelliğimizi koruyoruz. Son dönemde, yüksek enerji verimli ürünlerin yanı sıra yangın güvenliğine de odaklanıyoruz. Meydana gelebilecek olası yangınlarda, yangın dayanımı yüksek mineral yünlerden oluşan (camyünü ve taşyünü) yalıtım malzemeleri yangının yayılmasını engelleyecek, can ve mal kayıplarını azaltacaktır. Yakın zamanda piyasaya sunduğumuz, geri dönüşümlü malzemelerden üretilen İzocam Ara Bölme Levhası da A1 sınıfı yanmaz özelliği sayesinde olası yangınlarda zaman kazandırıyor. Sandviç panel ürünlerimize baktığımızda ise İzocam Tekiz ürünleri yangın güvenliği konusunda etkili çözümler sunmak üzere tasarlandı. İki metal arasında dolgu olarak ‘A1’ yanmazlık sınıfındaki camyünü ve taşyünü tabakası bulunan Tekiz ürünleri yüksek yangın güvenliği sağlıyor. İzocam Tekiz ürünleri yangın güvenliği konusundaki çözümlerini sertifikalarla da kanıtlıyor. İzocam Tekiz Taşyünü Yalıtımlı Panel bütünlük ve yalıtım kriterlerinde 60 dakika yangın dayanımlı (EI60) ve bütünlük kriterleri ile (E120) 120 dakika yangın dayanımlı panel sertifikasına; İzocam Tekiz Taşyünü Yalıtımlı Çatı Paneli ile de taşıma, bütünlük ve yalıtım kriterlerinde 120 dakika yangın dayanımlı (REI120) panel sertifikasına sahip.

- Sektörünüzün geldiği nokta hakkında değerlendirme yapar mısınız?
GÖKÇE: Türkiye’de 10 yıl öncesi ile karşılaştırıldığında yalıtım sektörünün büyük bir aşama kaydettiğini söylemek mümkün. Toplumsal bilinç düzeyinde ciddi ölçüde gelişme var. Şu an ülkemizde 16 milyon metreküplük bir pazar bulunuyor. Bu rakam nüfus ve mevcut konut stoku ile karşılaştırıldığında ise az bir miktar olarak görülüyor. Türkiye’deki 2016 sonu itibariyle, 9,4 milyonun üzerindeki bina stokunun iyimser bir tahminle sadece yüzde 14,9’u TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kurallarına uygun yalıtılmış durumda. Bu rakam 23,4 milyon üzerindeki mevcut konut sayısında yüzde 30’un üzerinde. Yalıtım sektöründe TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardının 2000 yılında mecburi uygulamaya girmesi ve Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin 2010 yılında yürürlüğe girmesi de bu konunun üzerine daha fazla eğilmeyi gerektirdi. 2000 yılından beri gerek kamu kuruluşlarının, gerek STK’ların gerekse de bizlerin sektördeki bilinçlendirme çalışmalarına hız vermesi ve yapı denetim kapsamında yapılan kontrolle, yalıtımın uygulanırlığının artması konusunda önemli yol kat edildi. Ancak yine de ülkemizde yalıtım tüketimi istediğimiz seviyede olmadığını söyleyebilirim. Gelişmiş ülkelerin gerisindeyiz, yalıtım konusunda ülke olarak kat edeceğimiz daha çok yol bulunuyor.


- Sektörde yaşanan temel problemler neler? Çözüm önerinizi belirtir misiniz?
GÖKÇE: Yetersiz denetim, haksız rekabet, yalıtım malzemesinin doğru seçilmemesi ve doğru uygulanmaması, uygulamanın bu konu üzerine eğitim almış nitelikli kişilerce yapılmaması, standart ve yönetmeliklere uygun olmayan ürün üretimi ve geleceğin ihtiyaçlarına uygun, vizyoner mevzuat eksikliği gibi konular sektörümüzün başlıca sıkıntıları arasında yer alıyor. Doğru malzeme seçimi ve doğru detaylandırma ile birlikte, kalın yalıtım uygulamalarının sürdürülebilir yarınlar için de önemli olduğunu söyleyebiliriz. Isı kayıplarını asgari düzeye indirecek olan etkin bir yalıtım için malzeme kalınlığı da büyük önem taşıyor. Cari açığı daha düşük seviyelere indirmek ve enerjide aşırı dışa bağımlılığımızı azaltmak için enerji verimliliği ve uygulamaları şart. Enerjide aşırı dışa bağlılığı azaltmanın en önemli yolu ise kalın yalıtım uygulamalarından geçmektedir. Ülkemizde ‘kalın yalıtım’ bilincinin yaygınlaşması ve bölgelere göre en iyi sonucun alınabileceği uygulamaların yapılması gerekiyor. Bulunan açıkların hızlıca giderilmesi, denetimlerin mevzuatlara uygun yapılması, üretimde yerine getirilmeyen kurumsal yükümlülüklerin önüne geçilmesi, ulusal ve uluslararası boyutta taahhüt edilen enerji verimliliği hedeflerine erişilmesi için eşgüdümlü çalışılması tüm sistemin işlerliğine katkı sağlayacaktır.