Ana Menü

İzocam, 100 milyon TL'lik yatırım planlıyor

İzocam Genel Muduru Nuri Bulut, önümüzdeki beş yılda 100 milyon TL’lik yatırım hedeflediklerini açıkladı. Bu yıl yeni bir fabrika kurma planlarının olduğunu kaydeden Bulut, yeni açıldıkları pazarlardan olumlu sonuçlar aldıklarını da belirterek, 2016 yılında 400 milyon TL ciroya ulaşmayı hedeflediklerini aktardı.

GAMZE ÇALIŞKAN

İzocam Genel Muduru Nuri Bulut, önümüzdeki beş yılda 100 milyon TL’lik yatırım hedeflediklerini açıkladı. Bu yıl yeni bir fabrika kurma planlarının olduğunu kaydeden Bulut, yeni açıldıkları pazarlardan olumlu sonuçlar aldıklarını da belirterek, 2016 yılında 400 milyon TL ciroya ulaşmayı hedeflediklerini aktardı.

Bulut, “Bu yıl içerisinde uzun zamandır aramakta olduğumuz yeni pazarlarda hamle yapma imkanını bulduk. Araştırmamızın sonucu olarak gözlemlediğimiz Afrika pazarlarının olumlu bir tablo sunduğu oldu ve bu sayede önümüzdeki dönemde Afrika pazarını önemli iş birliklerine adım atabileceğimiz pazarlar arasında gördük. Yeni pazarların sunduğu iyimser tabloyu da göz önünde bulundurduğumuzda 2016 yılında 400 milyon TL ciroya ulaşmayı hedefliyoruz. Diğer yandan İzocam olarak bu yıl tesislerimizde modernizasyon ve kapasite artırımı gerçekleştirme arzusundayız. Tarsus tesislerimizde yaptığımız yatırımla Avrupa standartlarında çoklu ambalaj sistemlerine geçtik. Bu sistem ürünlerin açık havada depolanmasına, kolay nakledilmesine, rahat stoklanmasına ve ambar kapasitelerinin artmasına yardımcı olmaktadır. Bunun yanı sıra bu yıl yeni bir fabrika yatırımının da kararını vermeyi istiyoruz. Önümüzdeki beş yıl içinde ise 100 milyon liralık yatırım planımız bulunuyor” dedi.

Aralarında Balkanlar, Türki cumhuriyetler, Ortadoğu, Afrika başta olmak üzere 46 ülkeye ihracat yaptıklarını aktaran Bulut, “Komşu ülkeler öncelikli olmak üzere ise 20 ülkede yerleşik bayilerimiz yer alıyor. Bina ve sanayide kullanılan ürünler ihracat yaptığımız ülkeler tarafından genellikle talep ediliyor. Bunun yanı sıra Ortadoğu’da da en önemli üretici konumunda olduğumuz HVAC (tesisat) pazarına yönelik de ürünler ihraç ediyoruz. İhracat faaliyetlerimizde yalıtım malzemesi satışımız 700 bin metreküpü aşmış durumda. İran ve Suriye potansiyel vadeden pazarlar arasında bulunuyor. Ayrıca Orta Afrika’dan ise Gana, Sudan, Etiyopya, Nijerya’da potansiyel ihracat pazarlarımız arasında yer alıyor. Geçen yıl başladığımız yeni pazar arayışımız bu yıl da sürecek” şeklinde konuştu.

"Dünyada yedi farklı ürün gamını aynı çatı altında üretebilen tek firmayız"

Geniş bir alanda ısı, ses ve yangın yalıtımı urunlerini 51 yıldır üreten İzocam’ın gelişimini anlatan Bulut, şunları kaydetti: “Ülkemizdeki yalıtım malzemesinin üuretimi, 1965 yılında Koç Grubu bünyesinde bulunan Arçelik marka buzdolaplarının yalıtım malzemesi ihtiyacını karşılamak üzere kurulan İzocam ile başladı. İzocam 51 yıldır kalitesini koruyan, teknolojiyi yakından takip eden bir firma ve başarısını artırmaya devam ediyor. Lider olarak başlayıp lider olarak devam ettiğimiz bu yolda, kaliteli ürünlerimiz, geniş ürün gamımız, yaygın bayi ağımız, güçlü insan kaynağımız ile yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda başarıyla rekabet ediyoruz. Bu başarıyı ilk günden beri süren dinamizm, profesyonellik, ihracata verdiğimiz önem ve kullandığımız gelişmiş teknolojilere borçluyuz. Dünyada yedi farklı ürün gamını (camyünü, taşyünü, Foamboard-XPS, İzopor-EPS, İzocamflex-kauçuk, Peflex-polietilen, PU/PIR sandviç panel) aynı çatı altında üretebilen tek firma ünvanına da sahibiz.”

"Yangın güvenliği odağımızda"

Yangın güvenliğinin son dönemde İzocam’ın odak noktaları arasında yer aldığını belirten Bulut, “Yangın dayanımı yüksek yalıtım malzemelerinin özellikle insanların toplu olarak bulunduğu mekanların yalıtımında kullanılması büyük önem arz ediyor. Biz de bu durumu her fırsatta dile getiriyor, çalışmalarımızda yangın dayanımı ölçümlerine yoğunlaşıyoruz. Hem çevre dostu hem de çatılarda yangın güvenliğini sağlayan Yeni Nesil Camyünü’nü bu çalışmalar doğrultusunda geliştirdik. Yine, özellikle endüstriyel binalar, üretim merkezleri, alışveriş merkezleri ve spor salonu gibi büyük yapılarda kullanılan İzocam Tekiz ürünlerinin de yangın güvenliği konusunda etkili çözüm sunduğunu belgeledik. İki metal arasında yalıtım dolgu olarak ‘A1’ yanmazlık sınıfındaki taşyünü yalıtımı bulunan İzocam Tekiz sandviç panel ürünleri yüksek yangın güvenliği sağlıyor. Ayrıca bolme duvar uygulamalarında yangına dayanıma sertifikalı ürün ihtiyacını karşılamak amacıyla InWall’u geliştirdik. InWall yangın dayanımı konusunda EI 30, 60 ve 90 dakika sertifikasına sahip. Ar-Ge çalışmalarımızı, sektörün ve kullanıcıların beklentilerine en iyi şekilde yanıt verebilecek ölçüde yürütüyoruz. Lisansörümüz olan ISOVER’in deneyiminden faydalanarak, ileri teknoloji üretim yöntemlerini ülkemize taşıyoruz. Ürün gamına Ar-Ge çalışmalarımız doğrultusunda yeni ürünler ekliyor, yalıtım ile ilgili tüm ihtiyaçların karşılanabileceği yenilikçi ve güçlü bir marka olma özelliğimizi koruyoruz” ifadelerinde bulundu.

"Gelecekte gelişmişliğin bir ölçütü de yalıtım tüketim miktarı olacak"

Türkiye’de 10 yıl öncesi ile karşılaştırıldığında yalıtım sektörünün büyük bir aşama kaydettiğini belirten Bulut, “Toplumsal bilinç düzeyinde ciddi ölçüde gelişme var. Şu an Türkiye’de 16 milyon metreküplük bir pazar soz konusu. Ancak nüfus ve mevcut konut stoku ile oranlandığında bu az bir miktar olarak görülüyor. Fakat biz inanıyoruz ki gelecekte gelişmişliğin bir ölçütü de yalıtım tüketim miktarı olacak” dedi.

Türkiye’de 2015 yılında enerji hammaddeleri ithalatına yaklaşık 38 milyar dolar ödendiğini ve son 11 yılda enerji ithalatımızın ülke ekonomisine bedelinin 464 milyar dolar olduğunu söyleyen Bulut, şunları kaydetti: Tükettiğimiz enerjinin yaklaşık dörtte üçünü dışarıdan ithal ediyoruz. Bu düzeyiyle enerji ithalatı, dış ticaret açığının en önemli kısmını oluşturuyor. Cari açığı daha düşük seviyelere indirmek ve enerjide aşırı dışa bağımlılığımızı azaltmak için enerji verimliliği ve uygulamaları şart. Bu nedenle binaları enerji tasarruflu hale getirmeli, enerjiyi verimli kullanmalı, yaşam tarzımızı ve davranışlarımızı değiştirmeliyiz. Enerjide aşırı dışa bağlılığı azaltmanın en önemli yolu ise kalın yalıtım uygulamalarından geçmektedir. Ülkemizde ‘kalın yalıtım' bilincinin yaygınlaşması ve bölgelere göre en iyi sonucun alınabileceği uygulamaların yapılması gerekiyor. Öyle ki Türkiye’deki 2015 sonu itibariyle, 9 milyonun üzerindeki konut stokunun iyimser bir tahminle sadece yüzde 13,86’sı TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kurallarına uygun yalıtılmış durumda. Bu rakam 22 milyon üzerindeki mevcut konut sayısında yüzde 28,27. Önümüzdeki dönem mevzuatlarda bulunan açıkların hızlıca onarılması, denetimlerin mevzuatlara uygun yapılması, üretimde yerine getirilmeyen kurumsal yükümlülüklerin önüne geçilmesi tüm sistemin işlerliği için katkı sağlayacaktır. 1 Ocak 2011’den itibaren yürürlüğe giren BEP yönetmeliği ile birlikte önümüzdeki 10 yılda mevcut binalarda ve tesisatta yalıtım seviyelerinin daha çok artacağını, sektöre, ülkeye ve bireylere büyük katkıları olacağını tahmin ediyoruz. Yeni binalarda yalıtımın teşvik edilmesi ve mümkünse bunun en üst seviyede standartlar zorlanarak yapılması fayda sağlayacaktır. Enerji verimliliği amaçlı yalıtım teknolojilerinin desteklenmesi; sadece KDV indirimi değil, geliştirilecek özel destek mekanizmaları ile uygulamaların pratiğe geçirilmesi yalıtım sektörünün de hızlı gelişimini sağlayacaktır.”

Bulut, yalıtım sektörünün önemli gündem maddeleri arasında yalıtım malzemesinin doğru seçimi, haksız rekabet, standart ve yönetmeliklere uygun ürün üretimi ve doğru uygulamanın uzman kişilerce yapılmaması bulunduğunu dile getirdi.