Ana Menü

Hyundai Elevator, Türkiye’de üretim tesisi kurup, üs yapacak

Güney Kore’nin önemli holdinglerinden biri olan Hyundai grup içerisinde asansör, hızla büyüyen bir iş kolu olarak öne çıkıyor. 1984 yılında asansör sektörüne giriş yapan Hyundai, 2010 yılında Türkiye pazarı oyuncuları arasına da katılarak dünya üzerindeki referanslarıyla yakaladığı büyümeyi Türkiye’de de sürdürdü.

Gamze ÇALIŞKAN

Güney Kore’nin önemli holdinglerinden biri olan Hyundai grup içerisinde asansör, hızla büyüyen bir iş kolu olarak öne çıkıyor. 1984 yılında asansör sektörüne giriş yapan Hyundai, 2010 yılında Türkiye pazarı oyuncuları arasına da katılarak dünya üzerindeki referanslarıyla yakaladığı büyümeyi Türkiye’de de sürdürdü. Kısa sürede önemli ve büyük projelerde yer alan marka, altı yılda sektörün tercih edilen markalarından birisi haline geldi. Kore’de 205 metre yüksekliğindeki asansör test kulesini inşa ederek ürünlerine burada çeşitli güvenlik testleri uygulayan Hyundai Elevator, saniyede altı kat çıkan 18 metre/saniyelik asansörü ile 10 metre/saniye hızındaki çift kabinli asansörlerini de ilk kez bu kulede çalıştırdı.

Ürün yelpazesinde asansör, yürüyen merdiven ve yürüyen bantların yanı sıra otomatik araç park sistemleri ve malzeme yükleme boşaltma sistemleri gibi birçok ürün bulunan Hyundai Elevator, yurt içinde ve uluslararası arenada birçok projede kazandığı teknolojik yeterlilik ve deneyimle müşterilerine birbirinden farklı bina çözümleri sunuyor.

Firmalarının gelişimini ve planlarını aktaran Hyundai Elevator Türkiye CEO Hakan Ek, “Türkiye’de kısa sürede çok hızlı bir büyüme gerçekleştirdik, şu an inşaat sektöründeki neredeyse tüm firmalarla çalışıyoruz. Bu başarımızı devam ettirerek Türkiye’nin en çok tercih edilen asansör markası olmayı istiyoruz. Orta vadede ise Türkiye’de üretim tesisi kurmayı planlıyoruz. Türkiye’yi bir üs olarak konumlandırıp Balkanlar ve Doğu Avrupa’da büyümeyi hedefliyoruz” dedi.

Double Deck’ asansörler piyasaya sunulacak

Yakın zamanda ‘Double Deck’ olarak adlandırılan çift katlı kabin sistemi bulunan asansörleri piyasa sunmaya hazırlandıklarını söyleyen Ek, özellikle yüksek katlı yapılarda tercih edilen sistemin işleyişini anlatarak, şunları kaydetti: “Sistem, aynı asansör kuyusu içerisinde üst üste yerleştirilmiş iki kabinin birlikte hareket etmesi prensibiyle çalışıyor. İki ayrı kata aynı anda hizmet vererek hem binanın taşıma kapasitesi arttırılıyor hem de bekleme ve yolculuk süreleri minimum düzeye indirilmiş oluyor. Buna ek olarak, ‘Asansör Takip Sistemi’ dediğimiz bir teknoloji kullanarak müşterilerimizin asansörlerini uzaktan izlenmesini ve herhangi bir arıza söz konusu olduğunda çağrı merkezimizin sistem tarafından otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlıyoruz. Böylece siz daha çağrı merkezini aramadan teknik ekibimiz harekete geçmiş oluyor.”

Sektöre yön veren yenilikçi ürünlerle fark yaratıyoruz. İleri teknolojiye sahip ürünlerimiz, birçok üst düzey güvenlik testinden geçerek üretiliyor. Müşterilerimize tasarım ile teknolojiyi buluşturan birçok seçenek sunuyoruz. Konusunda uzman ekibimiz ile sağladığımız teknik destek ve bakım hizmetimiz öne çıkan özelliklerimizin başında geliyor” diyen Ek, ayrıca, enerji tasarrufu sağlayan ürünler ile hem tasarruf sağladıklarını hem de çevreyi koruduklarını ifade etti. Ek, “Bu doğrultuda geliştirdiğimiz HELIAS isimli özel sistemimiz ile kullanıcının gitmek istediği katı asansöre binmeden seçmesini sağlıyoruz. iF Design ödüllü bu sistem ile bir yandan yolcuları en uygun asansör kabinine yönlendirerek bekleme süresini en aza indiriyor, diğer yandan da enerji verimliliğini maksimuma çıkartıyoruz. Ayrıca çevre dostu asansörlerimizde bulunan Led ışıklandırmalar sayesinde yüzde 30’a varan enerji tasarrufu sağlıyoruz. A sınıfı enerji tüketimli yeşil asansörlerimiz sahip olduğu özel bir teknoloji sayesinde kullanılan enerjinin bir kısmını geri dönüştürüyor. Daha sonra tasarruf edilen bu enerji tekrar kullanılmak üzere ana şebekeye gönderiliyor ve yüzde 77,5 oranında enerji verimliliği sağlanmış oluyor” dedi.

"Türkiye’nin dış pazarda iş potansiyeli yüksek"

Asansör sektörü için Türkiye’nin önemine vurgu yapan Ek, Türkiye’nin merkez alınarak çevre ülkelerle bağlantı kurulabileceğini söyledi. Ek, “Türkiye konumu itibariyle önemli bir bölgede yer alıyor, çevresindeki ülkeler gelişmekte olan ülkeler olup çok fazla altyapı yatırımı mevcut. Türkiye merkez olarak alınıp çevredeki ülkelere ihracat yapılabilir. Bu sebeple Türkiye için özellikle dış pazarda büyük bir iş potansiyeli söz konusu. Uluslararası firmaların Türkiye’de üretim tesisi kurmaları sektörün büyümesine oldukça büyük bir katkı sağlayacaktır. Bunun dışında yatırımcılara gerekli teşviklerin sağlanması ve montaj işleriyle ilgilenen taşeron firmalarla ilgili iyileştirmeler yapılması da sektörün gelişmesi için atılması gereken adımlar arasında yer alıyor. Diğer yandan kentsel dönüşüm, asansör sektörünü olumlu yönde etkiledi ve etkilemeye de devam edecek. Proje kapsamında yenilenen ve yenilenecek olan dört kat ve üstü binalara asansör bulundurma zorunluluğu getirildi, bu da sektör için olumlu bir gelişme” ifadelerinde bulundu.

Türkiye’de değiştirilmesi veya modernize edilmesi gereken çok sayıda eski asansörün bulunduğuna da dikkat çeken Ek, merdiven altı üretimin ve yetersiz bakımın, kazalara davetiye çıkardığını iletti. Ek, sektördeki sorunları aktararak, “Asansörlerde bulunan güvenlik sistemlerinin sağlıklı çalışıp çalışmadığının kontrolü için, aylık ve yıllık bakımları mutlaka yetkili firmalar tarafından yapılmalı. Gerekli test ve bakımlar yapıldığı sürece asansörlerin güvenliğinden endişe duymamıza gerek yok. Biz Hyundai Elevator olarak, asansörlerimizin üzerindeki ekipmanları üretim aşamasında 1 milyon kez testten geçiriyoruz. Asansörlerin binaya montajı yapıldıktan sonra ise 120 nokta testine ve kalite kontrolüne tabii tutuyoruz. Ayrıca montaj sonrası her ay düzenli olarak 70 noktada elektromekanik kontrollerini yapıyoruz. Sorumluluğunun farkında olan sektör temsilcisi bir firma olarak bakımsız ve kullanılamayacak durumda olan asansörlere karşı hem inşaat firmalarını hem de kullanıcıları uyarıyoruz. Buna ek olarak sektörde insan gücü temin etmekte sıkıntı yaşıyoruz. Bu konuda meslek liselerinin önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. Kalifiye insan gücü yetiştirebilmek için asansör bölümleri oluşturulup eğitim kalitesinin arttırılması gerekiyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz yıl İnönü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir asansör ve yürüyen merdiven sınıfı açtık. Amacımız; potansiyel asansör teknisyenlerini iş hayatına hazırlamak ve kazandırmak. Böylelikle hem istihdama katkı sağlıyoruz hem de ihtiyacımız olan personele daha mezun olmadan ulaşıyoruz” şeklinde konuştu.