Ana Menü

Faiz ve döviz yükseldikçe inşaat sektörü küçülüyor

2018 yılında yaşanan döviz artışları ve döviz artışını engellemek için Merkez Bankası'nın faiz artırımına gitmesi inşaat sektörünü olumsuz etkiledi. 2018 yılının ilk yarısında konut satışları geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla büyük bir düşüş gösterdi.

Niyazi GÜLTEKİN
İzmir Ticaret Odası 67’nci İnşaat Grubu Meclis Üyesi ve
Karşıyaka Yapı Müteahhitleri Derneği (KAMDER) Başkanı

2018 yılında yaşanan döviz artışları ve döviz artışını engellemek için Merkez Bankası'nın faiz artırımına gitmesi inşaat sektörünü olumsuz etkiledi. 2018 yılının ilk yarısında konut satışları geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla büyük bir düşüş gösterdi. Faiz ve döviz artışı ile 24 Haziran seçimleri öncesi belirsizlik ortamı inşaat sektörüne büyük bir darbe vurdu. 0,98 faiz kampanyası inşaat sektörüne bir hareket getirdi. Ancak seçimlerden dolayı bu kampanyadan yeteri kadar faydalanılamadı. 2017 yılında 1,4 milyon konut satışı ile tüm zamanların rekoru kırıldı. Hedef 2018 yılında 1,5 milyonu geçmekti. Ama dövizdeki artış, faiz oranları ve inşaat malzemelerindeki yüksek zam oranlarından dolayı beklenen grafiği yakalayamadık. 2018’in ilk dört ayında konut satışları geçen yıla göre geriledi. Mayıs ayında teşviklerin etkisiyle biraz artış gösterse de 24 Hazirandaki genel seçimler ve temmuz ayında faiz kampanyasının sona ermesiyle sektörde tekrar durgunluk yaşanmaya başlandı.

2018 başında faiz oranları 1,15-1,20 dolaylarındayken bugün faiz oranı ortalaması 1,50’yi geçti. 2008’den bu yana ilk kez faiz oranları yüzde 2’yi geçti. Konut satın alanların yarısından fazlası kredi kullanıyor. Kredi faizleri yüksek olduğunda konut almaktan vazgeçiliyor. Nakit parası olanlar da gayrimenkul almak yerine kısa vadede daha çok kazanç sağlayacaklarını düşünerek faiz ve döviz gibi yatırım enstrümanlarına yöneliyorlar. 

Gayrimenkul yatırımı her zaman kazandırır

Faiz ve dövizin yüksek olduğu kriz dönemlerinde bile gayrimenkul yatırımı daha çok kazandırdı. Yılbaşından beri faiz oranları düzenli olarak artarken konut satışları sürekli düşüyor. Satışlar düştükçe yeni yatırımlar erteleniyor. Dolayısıyla döviz ve faiz yükseldiğinde inşaat sektörü küçülüyor. İnşaat sektörü doğrudan veya dolaylı olarak 300’den fazla sektörü etkiliyor. İnşaattaki bir duraksama ekonomi için ciddi bir risk. Kısa vadede döviz, faiz gibi yatırım araçları daha karlı gibi gözükse de hem kısa hem de uzun vadede gayrimenkul yatırımı yapanlar daha çok kazanç sağlar. Özellikle İzmir gibi konut fiyat artışında dünyada ikinci sırada yer alan bir kentte gayrimenkul alanlar çok daha kazançlı çıkar. İzmir’de fiyatlar son bir yılda yüzde 18 civarında arttı. Gayrimenkul hiçbir zaman değer kaybetmez. 

İnşaat firmaları vadeleri artırdı, faizleri sıfırladı

Faiz artışına önlem olarak bankalar kendi finans imkanlarını devreye soktu. İnşaat firmaları kredi kullanmak istemeyenler için alternatif ödeme seçenekleri sunuyor. Son birkaç yıldır ortaya çıkan markalı projelerin birçoğunda uzun vadeli sıfır faizli ödeme seçeneklerini görebiliyoruz. 24 ay vadeyle başlayan bu finansman modeli 80 hatta 100 ay vadeye kadar çıkmış durumda. 0,98 faiz kampanyası bittikten sonra da birçok firma kendi finansmanıyla 0,98 faiz oranlarını uzattı. Ancak bu tür ödeme koşulları inşaat yatırımının amortisman süresini uzatıyor. Hal böyle olunca yeni projelere başlanması da gecikiyor.

İnşaat sektörünün ayakta durması ve 300 sektörü de ayakta tutması için faiz oranlarının mutlaka yüzde 1’in altına düşmesi gerekiyor. Meslektaşlarımız yerli malzeme kullanarak dövizin sektöre olumsuz etkisini azaltabilir ancak faiz yükselişi karşısında alınabilecek çok fazla önlem yok. Bu yüzden Merkez Bankası, döviz artışı karşısında uyguladığı faiz artırımı politikasından vazgeçmelidir. Dövizi kalıcı olarak düşürmenin tek bir yolu var o da daha çok üretim yapmak ve yerli ürünleri kullanmak. Bizim talebimiz faizin düşürülmesi ve dövizin serbest bırakılması. Dövizin artması dezavantaj gözükse de ihracatımızı artırarak bunu avantaja dönüştürebilir ve cari açığımızı kapatabiliriz.