Ana Menü

Austrotherm Türkiye, iki yeni tesis kuracak

Önümüzdeki beş yıl içerisinde İstanbul Avrupa Yakası ya da Trakya bölgesinde ve Sivas’ta iki üretim tesisi yatırımı yapacaklarını duyuran Austrotherm Türkiye, ülke çapında başlattığı “Isı Yalıtımı, Ülke Kazanımı” bilinçlendirme projesi ile mantolamada ikinci faza geçişin öneminin altını çizdi.

Hüseyin SÖNMEZ

Avrupa’nın önde gelen inşaat malzemesi üretici gruplarından biri olan, ısı yalıtım ürünleri alanında 65 yıldır faaliyet gösteren Austrotherm, Türkiye’de geçtiğimiz nisan ayında hizmete aldığı yeni Ankara fabrikasının ardından, “Türkiye’ye güvenimiz tam” mesajı ile yeni yatırımlarını paylaştı. Önümüzdeki beş yıl içerisinde İstanbul Avrupa Yakası ya da Trakya bölgesinde ve Sivas’ta iki üretim tesisi yatırımı yapacaklarını duyuran Austrotherm Türkiye, ülke çapında başlattığı “Isı Yalıtımı, Ülke Kazanımı” bilinçlendirme projesi ile mantolamada ikinci faza geçişin öneminin altını çizdi.

Türkiye’de mevcutta altı üretim lokasyonu ile 10 yıldır ısı yalıtım malzemeleri üretimi yaptıklarını, Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik durumun kısa süreli, geçici bir süreç olduğuna inandıklarını bu nedenle de Türkiye yatırımlarına ara vermeden devam edeceklerini belirten Austrotherm Bölge Başkanı Martin Zelenka, “Austrotherm, Avusturya’lı bir aile şirketi olan Schmid Industrie Holding (SIH) bünyesinde yer alan Avrupa’nın en önemli inşaat malzemesi üretici gruplarından birisi. 27 ülkede 5 bin 900 çalışanı ile faaliyet gösteren SIH, 2017 yılında 1,7 milyar euro ciro büyüklüğüne ulaştı. Austrotherm Grubu ise, SIH bünyesinde ısı yalıtım ürünleri alanında 65 yıldır faaliyet göstermekte. Bina dış cephe mantolama sistemlerinde kullanılan EPS ısı yalıtım malzemeleriyle birlikte inşaat mühendisliği uygulamalarında kullanılan ‘geoBLOCK’ ürünlerini üretiyoruz. Avrupa genelinde toplam 11 ülkede 22 üretim tesisimiz var. 2017 yılında Grup olarak yüzde 15,5 büyüyerek 351 milyon euro ile ciro rekoru kırdık. Binin üzerinde çalışanımız bulunmakta. Türkiye’de Kocaeli, Manisa, Trabzon, Diyarbakır ve Kayseri’deki üretim tesislerimize ek olarak 2018 yılının Nisan ayında hizmete aldığımız Ankara fabrikamız ile birlikte Türkiye’de 10 yıldır faaliyet göstermekteyiz. Son beş yılda Türkiye’deki üretim kapasitemizi beş kat, satış hacmimizi ise dört kat arttırdık. Önümüzdeki beş yıl içerisinde İstanbul Avrupa Yakası ya da Trakya bölgesinde ve Doğu Anadolu’da muhtemelen Sivas’ta iki üretim tesisimizi daha faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Bu yeni yatırımlarımız ile üretim kapasitemiz yüzde 50 daha artmış olacak” dedi. 

“Türkiye doğuya açılan kapımız”

“Türkiye bizim için doğuya açılan kapı” diyen Zelenka, “Grubumuzun büyüme politikası dahilinde Kafkaslar ve Orta Doğu coğrafyalarına genişlemek için Türkiye, konumladığımız merkezimiz. Avrupa’nın en batısında Manchester’dan başlayan satış ağımız, Türkiye’deki mevcudiyetimizle şu an itibariyle en doğuda Hakkariye’ ulaşmakta. Türkiye’nin bu gün itibariyle içinde bulunduğu ekonomik ve politik şartları yakından takip ediyoruz. Her ne kadar bu koşullar üretim sektöründe faaliyet gösteren bir sanayici olarak bizleri zorlasa da orta vadede bu sorunların aşılacağı ve Türkiye’nin yeniden Avrupa’nın en önemli ekonomik büyüklüklerinden biri olacağına güvenimiz tam” diye konuştu.

 

“Ne kadar kalın ısı yalıtım levhası, o kadar çok enerji tasarrufu”

“Austrotherm olarak biz her ne kadar ısı yalıtım malzemeleri üretsek de Türkiye’deki geleceğimize, sadece ısı yalıtım sektörü bağlanımda değil, bina yatırımları ile birlikte yaklaşmanın daha sağlıklı olacağına inanıyoruz” diyen Austrotherm Türkiye Genel Müdürü Özgür Kaan Alioğlu, “Isı yalıtımı konusunda son 10 yılda, arz talep dengesinin sağlanabilmesi adına kamu eliyle ciddi yatırımlar yapıldı. Özel sektör projeleri için de keza aynı durum geçerli. Bazı şehirlerimizde “yeni bina” pazarında arz-talep dengesi sağlanmış durumda. Ancak, özellikle büyük şehirlerde yeni ivme kazanan kentsel dönüşüm hareketini ve halen daha ısı yalıtımı yapılmamış bina stokumuzu dikkate aldığımızda orta vadede iyimser bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Artan enerji fiyatlarının yalıtım ihtiyacını daha da artırdığını düşünecek olursak, Türkiye'nin ısı yalıtımıyla ilgili bir aydınlanma sürecine girdiğini söyleyebiliriz. Ancak gelişmiş ülkelerin uzun yıllarda kat ettikleri yolu bizim bir anda alabilmemiz ne yazık ki o kadar kolay olmuyor. Ülke olarak bu yolculuğun ortalarındayız diyebiliriz. Kamuoyunda ısı yalıtımı ve mantolama bilincinin oluşturulabilmesi konusunda birinci evreyi tamamladığımızı söyleyebilirim. Artık herkes ısı yalıtımının öneminin ve sunduğu faydanın farkında” dedi.

“Şimdi mantolamada ikinci evreye geçiyoruz” diyen Alioğlu, “Artık sektör olarak tüketiciye ve kamuoyuna, üst seviyede verimli mantolama sistemlerine nasıl sahip olabileceklerini daha yüksek sesle anlatmamız gerekiyor. Bir mantolama sistemi birçok komponentten oluşuyor. Ancak asıl işi yapan, yani ısı yalıtımını sağlayan komponent ‘ısı yalıtım levhası’. Mantolamanın kalbinde ısı yalıtım levhası yer alıyor. Ne kadar kalın ısı yalıtım levhası, o kadar çok enerji tasarrufu demek. Avrupa’da yaklaşık 11 santimetreler civarında olan ortalama ısı yalıtım levhası kalınlıkları ülkemizde ne yazık ki 4,5 santimetre mertebelerinde. 65 yıllık tecrübemize dayanarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki yıllar öncesinde Avrupa ülkelerinde de ısı yalıtım levhaları, ülkemizde olduğu gibi düşük kalınlıklarda uygulanıyordu. Bu düşük ısı yalıtım kalınlıkları kimi ülkelerde beş sene, kimi ülkelerde de 10 sene aynı seviyelerde seyretti. Ancak kamuoyunda yaratılan farkındalık ve sektör paydaşlarının aldıkları ortak aksiyonlar sonucu, tıpkı ekonomideki ‘orta gelir tuzağı’nda olduğu gibi, ısı yalıtımındaki ‘orta kalınlık tuzağı’ndan kurtulmayı başarabildiler” açıklamasında bulundu.

 

Müdür yollara düştü

Alioğlu, Austrotherm Türkiye’nin ülke çapında başlattığı “Isı Yalıtımı, Ülke Kazanımı” bilinçlendirme projesi hakkında bilgi verdi. Alioğlu, “Türkiye’de enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı konusunda ikinci evreye geçiyoruz. Bu geçiş sürecinde ilk işimiz, ısı yalıtım kalınlıkları ile enerji tasarrufu arasındaki ilişkiye kamuoyunun dikkatini çekmek. Bu amaçla Isı Yalıtımı, Ülke Kazanımı sloganıyla bir bilinçlendirme projesi başlattık. Projeyi geniş kitlelere ulaştırabilmek için de ‘Müdür Yollarda’ diyerek motosikletle 30 gün boyunca 30 şehir gezdim. 9 bin kilometre yol kat ettim. Gittiğimiz illerde konut sakinleri, apartman yöneticileri, esnaf ve ustalar ile bir araya geldik. Okul ziyaretlerinde öğrenciler ile buluştuk. Doğru mantoloma için yalıtım kalınlığının ne kadar önemli olduğunu anlattık. Enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı özelinde hazırladığımız bilgilendirme dokümanını 100 bin kişiye ulaştırmayı hedefledik. Ayrıca, ülke boyutunda konuya dikkat çekmek için Isı Yalıtımı, Ülke Kazanımı, daha yeşil bir dünya ve daha fazla enerji tasarrufu için, daha kalın mantolama yaptıralım konseptinde change.org’da bir kampanya da başlattık. Herkesi bu kampanyaya online imza vererek destek olmaya bekliyoruz. Müdür Yollarda turumuzun tüm detaylarını @muduryollarda sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz. Yaptığımız sokak röportajlarını, bayi ve sektör değerlendirmelerini de bu sosyal medya hesaplarımızdan yayınlayarak, sektör ve kamuoyunun incelemesine sunuyoruz. Özetle, 1 Ocak 2020’de zorunlu olacak Enerji Kimlik Belgesi’ne 500 günden az zaman kalmışken, enerji tasarrufu konusunda Türkiye’nin nabzını tutmak ve ısı yalıtım kalınlıklarına dikkat çekmek amacıyla yollara düştük. Beklediğimizin çok üstünde bir geri bildirim aldık. Hem sektör paydaşlarından hem de kamuoyundan. Aynı konsept ile belki ufak dokunuşlar ve eklemelerle projeyi tüm Türkiye çapında yürütmeye devam ediyor olacağız” dedi. 

“Hedef ısı yalıtım levhası kalınlıklarını en az iki kat artırmak”

Isı yalıtım levhası kalınlıkları ile ilgili bir anda Avrupa ortalamalarına ulaşmayı beklemiyoruz diyen Alioğlu, “Ancak bununla birlikte her sene sağlayacağımız santim santim artışlarla bile, mevcut kalınlıklarla yapılan mantolama sistemlerine kıyasla tüketicilere, uygulayıcılara, sektöre, ülkemize ve doğaya sağlayacağımız faydaların da farkındayız. Amacımız orta vadede ülkemizde uygulanan ısı yalıtım levhası kalınlıklarını en az iki kat artırmak” dedi. Mantolama maliyetlerinde sadece yaklaşık yüzde 20 artış ile elde edilecek kazanımları Alioğlu, şöyle sıraladı:

“Tüketicilerin yaklaşık iki kat (yüzde 100) daha fazla enerji tasarrufu yapmalarını sağlayacağız. Mantolama yatırımlarının geri dönüş sürelerini yaklaşık yüzde 40 oranında azaltacağız. Tüketici ve hane ekonomisine çok büyük bir pozitif etki yaratacağız. Uygulayıcıların eğitimsiz ve düzgün cepheleri daha hızlı ve daha az işçilik ile imal etmelerine imkan tanıyacağız. Isı yalıtım malzemeleri sektörünü ekonomik gelişmelerden bağımsız olarak yaklaşık yüzde 100 büyütmüş olacağız. Doğal olarak sektörün devlete ödediği vergi miktarını da yüzde 100 artıracağız.

Ülkemizin konutlarda ısıtma-soğutma amaçlı ithal ettiği enerji miktarını nerdeyse yarı yarıya indirmiş olacağız. Bu sayede enerji ithalatı kaynaklı cari açık sorunumuzun çözümüne büyük bir katkı sağlayacak, dışa bağımlılığımızın azalması ile birlikte milli güvenlik politikalarımızı da desteklemiş olacağız. Ülkemiz enerji ihtiyacının yüzde 75’ini ithal ediyor. Enerji tüketimimizin yüzde 35’sini konutlarda kullanıyoruz. Konutlarda tüketilen enerjinin yüzde 70’inden fazlası, ısıtma ve soğutma amaçlı. 2017’de enerji ithalatı için yaklaşık 37 milyar dolar para harcadık ve ithal ettiğimiz enerjinin yüzde 35’ini yani yaklaşık 13 milyar dolarını konutlarda kullandık. Türkiye’de yaklaşık 21 milyon konutun 16 milyona yakınında halen daha ısı yalıtımı yok. Doğanın korunması açısından da, enerji tüketiminin azalması sayesinde salınan karbon gazları miktarını yaklaşık yarı yarıya düşüreceğiz.” 

“Tüketim de teşviklerle desteklensin”

“Konu ile ilgili kamu nezdindeki çalışmalarımızı da özellikle sektör derneklerimiz İZODER ve EPSDER’in öncülüğünde yürütüyoruz” diyen Alioğlu, bu güne kadar, ülkemizde enerji tasarrufu ve özellikle konutlarda mantolama uygulamaları ile ilgili devlet-sektör iş birliği ile yıllar süren, yoğun, özverili ve çok başarılı çalışmaların yapıldığını ve yapılmaya devam ettiğini belirtti. Alioğlu,Bu noktadaki beklentimiz, üretimi çeşitli devlet teşvikleri kapsamında olan ısı yalıtım ürünlerinin tüketimlerinin de teşviklerle desteklenmesi ve bu sayede tüketicilerin, ısı yalıtım ürünlerini ve mantolama sistemlerini daha kolay ve daha kalın kullanmalarının sağlanmasıdır” dedi.

En etkili ve çabuk sonuç alınabilecek teşviklerden birinin KDV indirimi olduğunu belirten Alioğlu, “Isı yalıtım ürünlerinde KDV’nin bir an önce yüzde 1’e indirilmesi gerekmekte. Belki ilk bakışta bu KDV indirimi devlet için bir gelir kaybı gibi gözükse de bu teşvik, biraz önce bahsettiğim sektör büyümeleri ve cari açığın azaltılmasına sağlayacağı katkı gibi faydaları düşünüldüğünde, çok çok daha fazlasını kazandıracak ve kısa sürede devlete geri ödeyecek sihirli bir dokunuş olacaktır” diye konuştu.