Ana Menü

Alacalı İnşaat, depreme dayanıklı yapılara imza atıyor

Alacalı İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Birol Doyranlı, yurt içinde, Alacalı İnşaat markasının müşterilerine verdiği güven doğrultusunda ve müşterilerinden gelen talepler nedeni ile tüm yatırımın ana müteahhidi olarak anahtar teslimi işler yapma kararı aldıklarını söyledi.

Hüseyin SÖNMEZ

Geçtiğimiz yıl sektörde 30’uncu yılını kutlayan Alacalı İnşaat; Trakya bölgesinde, yerleşik ön üretimli betonarme yapılar üretmek için Tekirdağ/ Muratlı’da kurulan ilk tesisi ile dikkat çekiyor. Alacalı İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Birol Doyranlı, yurt içinde, Alacalı İnşaat markasının müşterilerine verdiği güven doğrultusunda ve müşterilerinden gelen talepler nedeni ile tüm yatırımın ana müteahhidi olarak anahtar teslimi işler yapma kararı aldıklarını söyledi.

2018 yılı içerisinde Japonya’nın en büyük firmalarından biri olan Sumitomo Mitsui ile iş birliği anlaşmasına imza attıklarını ifade eden Doyranlı, Japonya’da çok katlı (50 kat) yapılarda yaklaşık 30 yıldır başarı ile uygulanan, Sqrim Sistemi olarak adlandırılan, patentli-ön üretimli çok katlı yapım sisteminin Türkiye'deki uygulayıcısı olduklarını bildirdi. 2019 yılı içerisinde Sqrim ve ard germeli Ala-Sawa yüksek deprem dayanımlı Japon Bina Yapım Sistemleri ile yeni projeler üretmeye devam edeceklerini kaydeden Doyranlı, “Konvansiyonel inşaat yöntemlerinden 2.5 daha az sürede, örneğin 200 bin metrekare inşaat alanına sahip bir binanın kaba inşaatını yedi ay da bitirebilme gücümüz ile 2018 yılı son çeyreğinde piyasadan aldığımız talepler ve gördüğümüz ilgi bizi mutlu etti. 2019 yılı ve sonrasında kapasitemizi iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Fark yaratma gücümüzü, çok katlı konut ve lojistik depo binalarını hızlı, ekonomik ve depreme yüksek dayanımlı anahtar teslimi hizmeti vererek göstereceğiz” dedi. Doyranlı, DÜNYA İnşaat Dergisi’nin sorularını şöyle yanıtladı:

- Şirketinizi tanıtıp, endüstriyel yapı alanındaki faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

DOYRANLI: Orta-yüksek hacimli ve yerleşik tesisimize uzak projeleri, mobilize olarak proje alanına yakın bölgede üretme yeteneğine sahibiz. Bu yöntemle ülkemizde beş, yurt dışında iki farklı bölgede mobilize olarak projeleri tamamladık. Sanayi yapıları ile başlayan tecrübemizi son 10 yılda lojistik depo tesisleri, alıveriş merkezleri, havalimanı, stadyum, konut, hastane, hotel, kongre merkezi, okul gibi nitelikli yapılara çevirdik. Sektörde 10 milyon metrekareyi aşan tecrübemiz ile büyük projelerin çözüm ortağı olduk. İstan bul Atatürk Havalimanı ilave dış hatlar terminali ve iskele binası, Esenboğa Havalimanı terminal, iskele ve otopark binaları, İstanbul Yeni Havalimanı terminal ve iskele binalarının döşeme elamanları, Fenerbahçe Ülker Arena, Galatasaray Türk Telekom Arena, Beşiktaş Vodafone Arena’nın tribün basamakları işlerini gerçekleştirdik. 2018 yılı yapı sektörü olarak çok parlak geçmese de Alacalı İnşaat olarak ortalama hedeflerimizi yakaladık.

- Firmanızın 2019 yılı ve sonrası için hedeflerini bizimle paylaşır mısınız?

DOYRANLI: Yurt içinde, Alacalı İnşaat markasının müşterilerimize verdiği güven doğrultusunda ve müşterilerimizden gelen talepler nedeni ile tüm yatırımın ana müteahhidi olarak anahtar teslimi işler yapma kararı aldık. Böylece projenin her aşamasında, her tip yapı için, uzmanı olduğumuz ön üretimli yapıların hız, kalite, ekonomi olarak özetlenebilecek farklılıklarına, kullandığımız teknolojik sistemlerin yüksek deprem dayanımını avantajını da ekleyerek müşterilerimize en uygun çözümü anahtar teslimi olarak sunacağız. Bu amaçla makine ve ekipman parkımızı arttırdık. 2018 yılı içerisinde Japonya’nın en büyük firmalarından biri olan Sumitomo Mitsui ile iş birliği anlaşmasına imza attık. Japonya’da çok katlı (50 kat) yapılarda yaklaşık 30 yıldır başarı ile uygulanan, Sqrim Sistemi olarak adlandırılan, patentli-ön üretimli çok katlı yapım sisteminin Türkiye uygulayıcısı olduk. 2019 yılı içerisinde Sqrim ve ard germeli Ala-Sawa yüksek deprem dayanımlı Japon Bina Yapım Sistemleri ile yeni projeler üretmeye devam edeceğiz. Konvansiyonel inşaat yöntemlerinden 2.5 daha az sürede, örneğin 200 bin metrekare inşaat alanına sahip bir binanın kaba inşaatını yedi ay da bitirebilme gücümüz ile 2018 yılı son çeyreğinde piyasadan aldığımız talepler ve gördüğümüz ilgi bizi mutlu etti. 2019 yılı ve sonrasında kapasitemizi iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Fark yaratma gücümüzü, çok katlı konut ve lojistik depo binalarını hızlı, ekonomik ve depreme yüksek dayanımlı anahtar teslimi hizmeti vererek göstereceğiz.

- Projeleriniz hakkında biraz bilgi verir misiniz? Yurt dışı çalışmalarınız daha çok hangi bölgelerde yoğunlaşıyor? Bu konudaki hedef pazarlarınızı aktarır mısınız?

DOYRANLI: Uniteknik firmasını kurarak çok katlı yapılarda yüksek deprem performansı gösteren tüplü-groutlu olarak adlandırılan bağlantı elemanlarını konusunda lider Japon NMB (Splice Sleeve) Grout’lu Tüp Sistemleri’nin Türkiye distribütörü olduk. Yüksek deprem dayanımlı C50 beton kalitesine sahip ard-germeli Ala-Sawa Sistemi ile 20 yıldır birçok projeye imza attık. 2005 yılında Van’da Ala-Sawa Sistemi ile inşa ettiğimiz sekiz katlı ard-germeli ön üretimli konut binası 2011 yılında 7.2 büyüklüğündeki depremi hasarsız atlattı. Sahip olduğumuz teknolojik yapım sistemlerini kullanarak yeni projeler geliştiriyoruz. Hedefimiz Japonya’da olduğu gibi 50 katlı yapıları da ön üretimli olarak yapmak. Japon partnerlerimiz Kurosawa ve Sumitomo ile birlikte Katar, Kuveyt pazarlarında majör projeleri takip edip geliştiriyoruz. Ön üretimli betonarme yapıların projelendirilmesi konusunda uzman, 50 yıl tecrübeye sahip Amerikan CEG firması ile ortaklık yapıp, İstanbul ofisini hayata geçirdik. Alaceg adı ile kurulan firma yaklaşık üç yıldır Amerika’ya proje hizmeti vermektedir. Ön üretimli yapı elemanlarının yoğun olarak kullanıldığı Avrupa ülkeleri de proje üretmek için görüşmelerimiz devam ediyor.

- Türkiye endüstriyel yapı pazarını değerlendirir misiniz?

DOYRANLI: Türkiye'de 2018 yılına ait endüstriyel yapı sektöründe rakamsal büyüklükler henüz açıklanmasa da, tüm inşaat sektöründe olduğu gibi, özellikle yılın ikinci yarısında yüzde 30 oranında küçülme olduğunu düşünüyoruz. Aslında bu duruma küçülme yerine piyasayı izleme süreci demek daha doğru. 2019 yılının özellikle ilk çeyreğinden sonra dondurulan tüm yatırımların büyük bir ivme kazanarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Özellikle sanayi yapılarındaki bu hareket sektörü tekrar parlak dönemlerine ulaştıracak umudunu taşıyoruz. Sektör geliştirdiği çağdaş, teknolojik ve ekonomik, depreme dayanıklı ön üretimli yapım sistemlerini, çok katlı yapılarda kullanmayı yaygınlaştırmayı başardığı anda, betonarme ön üretimli yapım sistemlerinin büyük avantajı olan hız, ekonomi (daha az işçilik ve malzeme vb) ve işçi sayısına bağlı daha az kaza riski ve kalite faktörlerinden ülkemizin de olabildiğince yararlanması mümkün olacaktır.

- Sektörde karşılaştığınız temel sorunları belirterek, bu sorunlara dair çözüm önerilerinizi aktarır mısınız?

DOYRANLI: Türkiye’nin bir türlü sistemini kuramadığı denetim mekanizmasının çalışmamasıyla, her isteyenin her türlü teknik eksiklikte binayı yapabildiği, dolayısı ile haksız rekabetin had safhaya ulaştığı bir ortamda köklü ve ciddi kuruluşların varlığını sürdürebilmesi zorlaşmaktadır. Yapılması gereken tek şey ciddi denetim mekanizmalarının yaygınlaştırılması, kontrol ve yaptırımların artmasıdır.

- Son olarak eklemek istedikleriniz...

DOYRANLI: Ülkemizde sanayicilerin veya yatırımcıların salt fiyata bakarak verdikleri kararların neticeleri, maalesef deprem oluncaya kadar belli olmamaktadır. Akıllı bina, yeşil bina kavramlarının konuşulduğu içinde bulunduğumuz yıllarda, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, yüksek hız ve kalite etiketlerini üzerinde taşıyan ön üretimli yapı sistemlerinin, depremden hemen sonra kullanılabilecek bina, yüksek deprem dayanımlı bina kavramlarına da sahip olabilmesi gerekir. Bu durum ancak her mühendislik çözümünde olduğu gibi çağdaş, teknolojik gerekliliklerin sağlanması ile olacaktır. Uyguladığımız Ala-Sawa ve Sqrim sistemleri dünyada yüksek deprem riskini taşıyan Japonya (Tokyo) ve Amerika’da (San Francisco) yaygın olarak kullanılan, ön üretimli yapı sektörünün geldiği en güvenli, en hızlı, en teknolojik son aşamadır ve çok yakın zamanda ülkemizde de yaygınlaşacağına inanıyoruz ve bu konuda sektöre öncülük ediyoruz.