İnşaat girdi maliyetlerindeki artış, sektörü zorluyor

Geçtiğimiz yılı küçülerek geçiren inşaat sektörü, küçülme sürecini 2008’de de devam ettiriyor. 2008 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüme kaydeden sektör, geçen yıl aynı dönemde yüzde 8,8 oranında büyümüştü. Enflasyondaki yükseliş ve faiz oranlarındaki yukarı yönlü hareketin geleceğe ilişkin yatırım kararlarını etkileyeceği öngörülüyor.
2007 yılında yatırımların bütçe içerisindeki payı yüzde 6,3 olarak gerçekleşirken, bu yıl yüzde 5,3 olacağı tahmin ediliyor. 2008 yılının ilk üç ayında bir önceki yılın ilk üç ayına göre belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen bina sayısı 19 bin 690 ile yüzde 11,7 oranında düşüş gösterdi. Merkez Bankası 2008-II Enflasyon Raporu’na göre özel sektör makine-teçhizat yatırımlarının 2006 Mayıs-Haziran dönemindeki mali çalkantılar nedeniyle yavaşladığı ve bu eğilimin 2007 yılı son çeyreğinde de devam ettiği belirtilmişti. Bu süreçte konut talebinin düşüş eğilimine girmesi sonucunda konut ruhsatları 2007 yıl genelinde yüzde 3,9 oranında geriledi.
Uluslararası gelişmeler paralelinde kredi koşullarındaki sıkılaşmanın konut sektörünü olumsuz etkilemeye devam edeceği düşünülüyor. Ancak 2009 yılı için olumlu gelişmelerin sinyalleri de veriliyor. Sektör yatırımları için beklentiler tarımsal sulama yatırımlarının ön plana çıkması doğrultusunda gerçekleşiyor. Halen sulanabilir toprakların önemli bir bölümü projelerin tamamlanamaması dolayısıyla sulanamıyor. Dünyanın suyunun çekilmeye başladığı bu dönemde sulama ve enerji projelerinin önemi artıyor. Son dönemlerde inşaat girdi maliyetlerindeki artışlar sektörde büyük sorun oluşturuyor. Aşırı düşük tekliflerin getirdiği haksız rekabet, enerji maliyetlerinin yükselişi de sektörün diğer önemli sorunları arasında yer alıyor. Kaynak yetersizlikleri, işveren üzerindeki ağır maliyetler, bürokrasi, YDMH’de teminat mektubu, politik risk sigortası, hem yurtiçinde hem yurtdışında nitelikli iş gücü sıkıntısı, sektörü zorlayan nedenler arasında bulunuyor. Bu konuda sözü sektörün uzmanlarına bırakarak, ilk 6 ayı değerlendirmelerini istedik. Detaylara aktüalite sayfalarımızda geniş yer verdik.
Mortgage sisteminin tam hayata geçirilmemesinden kaynaklanan konut finansmanı sıkıntısı halen devam ediyor. Mortgage ile ilgili düzenlemelerin acil ve sağlıklı bir şekilde oluşturulması gerekiyor. Piyasanın ihtiyacı olan düşük faizli uzun vadeli kredilerin sektörü tetikleyeceği ve 2009 yılında sistemin işlerlik kazanması ile birlikte emlak fiyatlarında artış bekleniyor.
Türk inşaat malzemeleri sektörü ile Bulgaristan ve Romanya’daki sektörlerin Avrupa Birliği sürecine uyumu doğrultusunda, AB Komisyonu tarafından fonlanan EUbuild Projesi’nin tanıtımı geçtiğimiz günlerde Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’de inşaat malzemesi sektörünün çatı örgütü İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği liderliğinde hayata geçen proje; Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Hırvatistan’daki inşaat malzemeleri sektörünün, sektör temsilcisi kuruluşlar vasıtasıyla AB müktesebatı ve yapı malzemelerindeki AB standartları hakkında bilgilendirilmesini hedefliyor. Projeye Türkiye’de, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın yanı sıra tüm sektörel kurum ve örgütler de destek veriyor.
Bu ay ki araştırma dosyamızı ise “Yapı Kimyasalları” sektörüne ayırdık. Ülkemizde yapı kimyasalları tüketim oranı düşük olmasına rağmen, kullanım bilincinin gün geçtikçe arttığı gözlemleniyor. Özellikle yalıtım alanında son yıllarda tüketici ve uygulamacılara yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının yapıldığı sektörde, kaliteli yapılaşmaya duyulan gereksinimin gelişimi sağlayan önemli bir unsur olduğu belirtiliyor.
Bir sonraki sayımızda buluşmak dileğiyle... |